KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/230 E., 2013/16639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2013
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma
......
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan .... ve davacı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalılardan .... vekilinin tüm, davacı Kurum vekilinin, sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-) Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanunun 10., 26/1-2 maddeleridir. Bilindiği gibi, mevzuatımızda, “Kanunların geriye yürümesi veya yürümemesi konusunda genel bir hüküm yoktur. Ancak, toplum barışının temel dayanağı olan hukuka ve özellikle kanunlara karşı güveni sağlamak ve hatta, kanun koyucunun keyfi hareketlerine engel olmak için, öğretide, kanunların geriye yürümemesi esası kabul edilmiştir. Buna göre, gerek Özel Hukuk ve gerekse Kamu Hukuku alanında, kural olarak her Kanun, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır; o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanmaz. Hukuk güvenliği bunu gerektirir.
Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralının istisnalarından birini, beklenen (ileride kazanılacağı umulan) haklar oluşturmaktadır. Kamu düzeni ve genel ahlaka ilişkin kurallar yönünden de kanunların geriye yürümesi söz konusudur. Yargılama hukukunu düzenleyen kanunlar da, ilke olarak geçmişe etkilidir......
Bu nedenle 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında, anılan Yasanın uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmamaktadır.
Dosya kapsamından, 13.03.2012 tarihli bilirkişi raporunda; davalı işveren ....’nin %25, davalı ...’ün %75 kusurlu olduğuna ilişkin raporun mahkemece kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin 11.270,85 TL, sosyal yardım zammının 155,03 TL, ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin 907,73 TL, sarf edilen hastane
./.. -2-
masrafının 4.679,36 TL. olmak üzere, toplam Kurum zararının 17.012,97 TL olduğu, davacı Kurum talebinin de kusur karşılığı olan miktardan daha düşük olan 11.425,85 TL olmasına rağmen, 5510 sayılı Kanuna göre değerlendirme yaparak, sigortalıya bağlanan sosyal yardım zammını fiili ödeme miktarına göre değerlendirerek Kurum zararını belirleyen hesap bilirkişisi raporunu esas alan mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucunda, 11.388,63 TL yönünden kabul hükmü kurarak fazlaya ilişkin istemin reddine dair hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
.....
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/230, K. 2013/16639, 17 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama