KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/23905 E., 2013/25776 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2011/793-2012/542
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Meral Yıldırım tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanaklarından olan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun "Kanundaki terimler" başlığını taşıyan 3'üncü maddesinde, bu Kanundaki kamu borçlusu veya borçlu teriminin, kamu alacağını ödemek zorunda olan gerçek ve tüzel kişileri ve bunların yasal temsilci veya mirasçılarını ve vergi yükümlülerine, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı kişi ve kurumlar temsilcilerini ifade ettiği belirtilmiş, "Ödeme emri" başlıklı 55'inci maddesinde, kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere, (7) gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gereğinin ödeme emri ile tebliğ olunacağı açıklanmış,
"Ödeme emrine itiraz" başlığını taşıyan 58'inci maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişinin, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren (7) gün içinde itirazda bulunabileceği bildirilmiş olup, "menfi tespit" niteliğindeki ödeme emrine itiraz/ ödeme emrinin iptali davasının (7) günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması zorunludur.
Somut olayda; düzenlenen ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük hak düşürücü süre içinde Kurumun ilgili ünitesine idari itiraz yoluna başvurulmuş olup, Kurumun ret kararının tebliğinden itibaren 7 günlük hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı araştırılmamıştır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu davanın hak düşürücü süre nedeniyle, davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/23905, K. 2013/25776, 26 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama