KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/24316 E., 2014/7166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2014
- Mahkemesi
- Yalova İş Mahkemesi
- Tarihi
- 25.09.2013
- No
- 2011/288-2013/290
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı 05.01.2005-01.01.2011 tarihleri arasında davalı sitede çalıştığının tespitini talep etmiş; mahkemece, kısa kararın hüküm fıkrasında, "davanın kabulü ile; ... sigorta sicil numaralı davacının 05/01/2005 - 01/01/2011 tarihleri arasında davalı siteye ait iş yerinde aralıksız olarak çalıştığının tespitine, bu sürelerin sigortalı hizmetinden sayılmasına,” karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise; “-davanın kabulü ile; ... sigorta sicil numaralı davacının davalı şirkete ait işyerinde 03/01/2010 - 19/07/2011 tarihleri arasında sigortalı olarak asgari ücretli çalıştığının tespitine” yazılmak suretiyle kısa karar ile, gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmıştır.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa son oturumda tefhim edilen kısa kararın gerekçeli karara aykırı olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkca anlaşılmaktadır. Öte yandan konuyla ilgili 10.04.1992 günlü ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/24316, K. 2014/7166, 27 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama