KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/6054 E., 2013/7666 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili ile davalı Yapı İnşaat Nakliyecilik ve Gıda Maddeleri İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı ...Yapı İnşaat Nakliyecilik ve Gıda Maddeleri İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin tüm, davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece verilen ve bozmaya konu olan ilk kararı temyiz etmeyenler yönünden bozma aleyhine olan taraf yararına usulî kazanılmış hak doğmuş olur.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda “usulî kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamakta ise de, bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir.
Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Nitekim. Hukuk Genel Kurulu'nun 18.10.1989 gün 541-534, 21.02.1990 gün 10-117. 07.10.1990 gün 439-562. 19.02.1992 gün 635-82. 23.02.1994 gün 936-94. 03.03.2010 gün ve 2010/12-81-118.
27.09.2006 gün ve 2006/19-635 Esas 2006/573 Karar; 15.10.2008 gün ve 2008/19-624 Esas 2008/632 Karar ile 17.02.2010 gün ve 2010/9-71 Esas 2010/87 Karar sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, ilk kararın adi ortaklığı oluşturan şirket ortaklarına husumet yönetilemeyeceği ve zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının hak sahiplerinden ... yönünden bağlanan gelirin fiili ödemeye dönüşmesi nedeniyle fiili ödemenin nazara alınması gerektiği yönlerinden bozulması karşısında; bozulan ilk kararda hüküm altına alınan miktar itibariyle davayı temyiz etmemiş olan davalılar ..., ... Mirasçıları ve... yönünden davacı Kurum lehine doğan usulî kazanılmış hakkın uyulan bozma kararı gereği yapılan yargılama sonucunda verilen hükümde nazara alınmayarak; yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/6054, K. 2013/7666, 12 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama