KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/6207 E., 2013/24321 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2010/1065-2012/293
Karar Metni
238 kelime·1 dk okuma
Dava, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece ilamda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmünün öngörülmüştür. Hukuk Genel Kurulunun 28.3.2012 gün ve 12-131/ 257 sayılı kararında da belirtildiği gibi, açıklanan hükümlerin ortaya koyduğu bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar ve hükmün hedefine ulaşması engellenir. Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz .
Belirtilen nedenlerle, somut olayda, davaya konu prime esas kazançların belirlenmesinde davaya esas dosyadan ve davacı tarafından işveren davalıya karşı açılan işçi alacakları dosyasından alınan bilirkişi raporlarına atıfta bulunularak infazı tereddüde düşürecek nitelikte bir hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
O hâlde, davalılar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair hususlar incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/6207, K. 2013/24321, 13 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama