KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/7924 E., 2013/23931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2010/572-2013/44
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Dava, davalılardan işverene ait olan işyerinde 13.04.2009-05.10.2010 tarihleri arasında 2000 TL net ücretle çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmda belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum ve davalı işyeri avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup dosya içindeki bilgi ve belgeler ile toplanan delillere göre; davacının, davaya ve kabule konu dönemde anılan işyerinde hizmet akdine dayalı şekilde ve sigortalı olarak çalıştığı sabit olmakla, 13.04.2009-05.10.2010 tarihleri arası dönemde çalışmanın tespitine dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı,13.04.2009-05.10.2010 tarihleri arasında 2000 TL ücretle çalıştığının tespitini talep etmiş olup mahkemece, davacının yüksek okul mezunu olması, mesleği ve çalıştığı bölüm ile paralel olarak eğitimini yabancı dille yapması, vasıflı bir çalışan olduğu kanaatiyle istem gibi kabul kararı verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu husus, davacının çalıştığı dönemde gerçek ücretinin 2000 TL olup olmadığının tespiti konusunda yeterli araştırma yapılıp yapılmadığı noktasındadır.
Bu kapsamla birlikte hizmet tespitine yönelik davalarda, davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve davalı ...’na, davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur.
Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması olanağı bulunmakla birlikte. Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/21-409 Esas, 2005/413 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır.
Ücret miktarı HMK’nun Geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK 288. maddesinde (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200.maddesi) belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür.
Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar içinse tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa da tanık dinletilmesi mümkündür.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum ve davalı işyeri avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/7924, K. 2013/23931, 9 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama