KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/9924 E., 2013/24752 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
- No
- 2011/443-2012/492
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma
Dava, 01.01.1985 tarihinden itibaren, çakışan 506 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılık süreleri dışlanarak tarım bağ-kur sigortalılığının tespiti, 6111 sayılı Kanunun yapılandırmaya ilişkin hükümlerinden yararlanılması ve yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında önce 01.01.1986 tarihinde resen, 01.01.1985 tarihinden iitbaren ise başvuru üzerine tescil edildiği, mükerrer tescilin fark edilmesi üzerine, 01.01.1986 tarihli olanın iptal edildiği, sonrasında 506 sayılı Kanun kapsamında 02.4.1987 tarihinde başlayan çalışması sebebiyle, 01.01.1985’de başladığı kabul edilen tarım bağ-kur sigortalılığı terkin edilmiş ve 06.12.1999 tarihinde başlayan ziraat odası kaydı sebebiyle 01.01.2000 tarihinden itibaren yeniden başlatılmış iken, bilahare 20.6.1984-03.02.1985 tarihleri arasında devam eden 506 sayılı Kanuna tabi sigortalılığının fark edilmesi üzerine 2926 sayılı Kanun kapsamındaki tescil işleminin baştan itibaren iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Yapılan yargılama sonunda, mahkemece, davacının 01.3.1985 - 02.4.1987 ve 01.01.2000-09.2.2005 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine, 6111 sayılı Kanundan yararlandırılmasına ve prim borçlarını ödediği takdirde 01.5.2011 tarihinden itibaren aylık bağlanmasına karar verildiği belirgindir.
Kurumun 01.01.2000 tarihli tesciline dair önceki kabulü ile, 2926 sayılı Kanunun 6/b hükmü ile 10.02.2005 tarihinden itibaren başlayıp sürekli devam eden 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanunun 4/a sigortalılığı gözetildiğinde, mahkemenin 01.01.2000-09.2.2005 dönemine dair kabulü isabetlidir.
Ancak, Hukuk Genel Kurulunun, 14.3.2012 gün ve 2011/10-804,2012/152 sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, 2926 sayılı Kanunun 2.maddesi kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlayabilmesi için diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında sigortalılığın bulunmaması gerekmektedir.
Davacının 2926 sayılı Kanunun,”Sigortalı Sayılmayanlar”başlıklı, 4. maddesinin “a” bendinde yer alan “Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşlarına prim veya emeklilik keseneği ödemekte olanlar...Sigortalı sayılmazlar.” şeklindeki hükmü de dikkate alındığında, 20.6.1984-03.02.1985 tarihleri arasında devam eden 506 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı nedeniyle, başka bir sosyal güvenlik kuruluşu kapsamında sigortalılığı bulunması nedeniyle, 01.01.1985 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak tescil edilmesinin mümkün bulunmadığına dair Kurum işlemi yerindedir.
Ancak Kurumun mükerrerlik sebebiyle iptal ettiği 01.01.1986 tarihli re’sen tescil işlemi ile 2926 sayılı Kanunun, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceğine dair 6/b maddesi hükmü dikkate alındığında, davacının 01.01.1986-02.4.1987 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım bağ-kur sigortalılığının tespitine karar verilmesi gereklidir.
Yaşlılık aylığı bağlanması istemine gelince; Bu hususta öncelikle tahsis talep tarihi ortaya konulmalı, bu yönde Kuruma sunulmuş bir dilekçe yok ise dava tarihi tahsis talep tarihi kabul edilerek, yasal dayanakları ve bir bütün olan yaş, sigortalılık süresi ve prim ve her türlü borcu bulunmama koşulları irdelenerek, sonucuna göre, şarta bağlı olmaksızın karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum avukatının, bu yönlerini amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/9924, K. 2013/24752, 17 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama