İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2014/1642 K.2014/2903

Dava, 1479 Sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığın 04/01/2006 tarihinde son bulduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne; davacı M.. Ü..'nın zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının 04/01/2006 tarihinde sona erdiğinin tespitine karar…

Esas2014/1642Karar2014/2903Tarih17 Şubat 2014Okuma4 dk · 752 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2014/1642 E., 2014/2903 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Şubat 2014
Mahkemesi
İstanbul 4. İş Mahkemesi
Tarihi
11.07.2012
No
2011/757-2012/523
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

752 kelime·4 dk okuma

Dava, 1479 Sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığın 04/01/2006 tarihinde son bulduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne; davacı M.. Ü..'nın zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının 04/01/2006 tarihinde sona erdiğinin tespitine karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davacı, Sürkaya Tekstil AŞ’de 22/12/1988 tarihinden bu yana kurucu ortak sıfatıyla yer almakta olup, Kurumca, bu nedenle 25/02/1983 tarihli ilk 1479 Sigortalılığından 01.10.2008 tarihine kadar ve 13/04/2010 tarihinde başlayan Ü.. Gümrük Müşavirlik Hizmetleri Ltd. Şti.’ndeki limited şirket ortaklığı nedeniyle 13/04/2010 dan itibaren ve halen 1479 Sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayılmaktadır. Diğer taraftan, davacının 506 Sayılı Yasa kapsamında Ü.. Gümrük Müşavirliği Ltd.

Şti’den ortak olduğu dönemler haricinde 22/03/2006-05/01/2007, 01/05/2007-27/01/2010 tarihleri arasında da sigortalılığının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının, 28/01/2010 tarihli tahsis talebi kurumca Sürkaya Tekstil AŞ’de 22/12/1988-01/10/2008 tarihleri arasında kurucu ortaklığı nedeniyle, 1479 Sayılı Yasa kapsamında sayılarak davacının prim borcu bulunduğu gerekçesi ile reddedilmiştir.

Davacı, 1479 Sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının 04/01/2006 tarihinde son bulduğunun tespiti için dava açmıştır.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Sosyal Güvenlik Hukukumuzda, "sosyal sigortalarda çokluk",bir başka anlatımla bireylere olabildiğince sosyal sigorta hakkı tanıma, "yararlanmada ve yükümlülükte teklik" ilkesi egemendir. Buna göre, aynı tarihlerde farklı sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında bulunulamaz. Çifte sigortalılık olarak adlandırılan bu statü, kanun hükümleriyle engellenmiştir.

Belirtilmelidir ki, anılan düzenlemelerde yer alan, "emekli sandıklarına aidat ödemekte olanlar" ibareleri, "başka sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olanlar" şeklinde anlaşılmalı, "sosyal güvenlik kuruluşları ibarelerinin de aynı zamanda "sosyal güvenlik kanunları" terimlerini içerdiği kabul edilmelidir.Bu kapsamda sigortalılık halinin çokluğu veya çakışmadan söz edebilmek için birden fazla sigortalılık türünün, en az ikisinin aynı dönemde geçerli ve fiili olması gerekmektedir.

Bir sigortalılık türünün geçerli olmaması halinde, esasen çakışan bir sigortalılığın bulunmayacağı gözetilmelidir.

Eldeki davada; mahkemece, öncelikle, çakışan sigortalılığın varlığı bakımından, davacının S.. Tekstil AŞ’de 22/12/1988 tarihinde başlayan kurucu ortaklığının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun şekilde devredip devretmediği hususu, şirketin tüm ticaret sicil kayıtları ve şirket kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle belirlenmelidir. Bu aşamadan sonra, davacının, kurucu ortaklığı devir ettiğine dair, geçerli belge ve bilgiye rastlandığı takdirde, zaten, davacının çakıştığı kurumca kabul edilen 04/01/2006-27/01/2010 tarihleri arasındaki dönem bakımından 1479 Sayılı Yasa kapsamında sigortalılığı bulunmayacaktır.

Diğer taraftan, davacının, hisse devrine ilişkin bilgi veya belge bulunmaması halinde, çakışan sigortalılıktan söz edilecek olup, bu ihtimalde uyuşmazlık, anonim şirket kurucu ortaklığı nedeniyle, 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olan davacının, aynı zamanda, 506 Sayılı Yasaya tabi sigortalılığının başlaması nedeniyle 506 sayılı Yasa kapsamında hizmet akdi ile çalışması nedeniyle, çakışan her iki zorunlu sigortalılıktan hangisine üstünlük tanınacağı noktasında olacaktır.

Davanın, yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanunun 24/I-g maddesine göre. Anonim Şirketlerin kurucu ortakları ile, Yönetim Kurulu üyesi olan ortakları, zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılırlar.

1479 sayılı Kanunun, 02.08.2003 günü yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunla değişik 24. maddesinde, kanunla ve kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulu sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan,

esnaf ve sanatkârlar ile diğer bağımsız çalışanlardan ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi yükümlüsü olanlar ile gelir vergisinden muaf olanlardan Esnaf ve Sanatkârlar Sicili ile birlikte kanunlu kurulu meslek kuruluşuna yöntemince kayıtlı olanların bu Kanuna göre sigortalı sayılacakları belirtilmiştir.

Eldeki davada, 5510 sayılı Kanunun yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesine, yani, davacının 22/03/2006-05/01/2007 ve 01/05/2007-01/10/2008 tarihleri arasına çakışan (ikili) sigortalılığa ilişkin olan uyuşmazlığın çözümü için, gerçek ve fiili çalışmanın, başka bir anlatımla baskın sigortalılık olgusunun hangi Kurum ve Kanun kapsamında gerçekleştiği belirlenmeli, aynı döneme rastlayan gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin sigortalının hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı ortaya konulmalıdır.

Bu amaçla, davacının vergi ve maliye kayıtları getirtilmeli, belirtilen dönemde beyan edilen gelirler saptanmalı, kendi nam ve hesabına meslek faaliyetinin fiilen davacı tarafından yerine getirilip getirilmediği, bu dönemde hizmet sözleşmesine dayalı çalışma gereksiniminin hangi koşullardan kaynaklandığı araştırılmalı, emek ve mesaisini ağırlıklı olarak hangi sigortalı çalışmaya tahsis ediyorsa, ekonomik yönden geçimini hangi çalışmadan sağlıyorsa, o çalışmaya üstünlük tanınmalıdır.

Mahkemece, açıklanan ilkeler ışığında araştırma yapılarak, öncelikle, davacının şirketteki hisselerini devredip devretmediği hususunun tespiti ile devretmediğinin tespiti halinde, çakışan sigortalılığının yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/1642, K. 2014/2903, 17 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/1642
Karar No
2014/2903
Tarih
17 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2014/1642 K.2014/4739
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/1643 K.2014/1128
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/1643 K.2014/1873
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2014/1643 K.2014/3616
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2014/1643 K.2014/1294
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2014/1644 K.2014/1631

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.