KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2014/24586 E., 2015/2770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
893 kelime·4 dk okuma
Davacı, murisinin askerlik borçlanması ile birlikte 900 prim günün tamamladığını ve en az 5 yıldan beri sigortalı olma şartını da yerine getirdiğinden bahisle, 01.01.2014 tarihinden itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İncelenen dava dosyasında; davacı murisinin, 517 gün 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığı ile 724 gün 2926 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılığının bulunduğu, 25.06.2011 tarihinde vefat ettiği, davacı tarafından 450 günlük askerlik borçlanma bedelinin 23.10.2013 tarihinde yatırıldığı ve 10.12.2013 tarihinde murisin Bağ-Kur hizmetlerinin dikkate alınmadan, ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunduğu; davalı Kurum tarafından, 2829 sayılı Kanunun 4. maddesi gereği hizmetlerin birleştirilmeden ölüm aylığı bağlanmasının mümkün olmadığı,
diğer taraftan, her ne kadar askerlik borçlanması ile birlikte, 967 gün 506 sayılı Yasa kapsamında prim gün sayısı bulunsada, 5510 sayılı Kanunun 32. maddesine göre 4 (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç 900 gün prim ödeme gün sayısı şartını yerine getirmediğinden, talebin reddedildiği, mahkemece, davacının murisinin her türlü borçlanma süreleri hariç 900 gün prim ödeme şartının gerçekleşmediği, yasal düzenleme karşısında bu sürenin askerlik borçlanması ile de tamamlanamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, askerlik borçlanma süresinin 5510 sayılı Kanunun 32. maddesinde belirtilen her türlü borçlanma süresi hariç 900 gün prim ödeme şartı hususunda değerlendirilemeyeceği yönündeki kararı isabetli ise de, 5510 sayılı Yasanın 32. maddesinde ölüm aylığı bağlanması şartları “…En az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş… ” şeklinde belirtilmesi ve sonuç olarak ölüm aylığı bağlanması talep edildiğinden, murisin 517 gün 506 sayılı Yasa kapsamında, 724 gün 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığı ile 450 gün askerlik süresi bulunmakla, en az 1800 günmalüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları priminin bildirilip bildirilmediği hususunda araştırma yapılmadığı, murisin bu süreler dışında sigortalılık süresinin bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa, 1800 gün süre yönünden değerlendirme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/24586, K. 2015/2770, 20 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama