KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2014/2999 E., 2014/4595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2014
- Mahkemesi
- Ankara 15. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 24.12.2012
- No
- 2011/223-2012/1449
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece, tefhim olunan kısa kararda, “Davacının 02.08.2005-02.12.2005 tarihleri arasında davalıya ait 1037532.06 sicil nolu işyerinde 506 sayılı kanuna tabi olarak çalıştığının tespitine” şeklinde hüküm kurulmuşken, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında; “Davacının 02.08.2005-07.12.2005 tarihleri arasında davalıya ait 1037532.06 sicil nolu işyerinde 506 sayılı kanuna tabi olarak çalıştığının tespitine”, karar verilmek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde "Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir.
Tarafların yüzüne karşı tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğundan, Yargıtay İçtihadı Büyük Genel Kurulu'nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Kararı gereğince salt bu husus bozma nedenidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan çelişkili şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair yönleri incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/2999, K. 2014/4595, 4 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama