KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/10312 E., 2015/10117 K.·Y Argıtayilamı
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2015
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı adına Av. ..... ile .... Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aralarındaki dava hakkında Saruhanlı Asliye Hukuk(İş) Mahkemesinden verilen 19.11.2013 günlü ve 2012/30-2013/385 Karar sayılı hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davalı şirket adına gıyabi hükmün "çalışanına " tebliğ edildiği ve tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre; hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır.
Somut olayda, gıyabi hükmün davalı şirket adına “çalışanı ” imzasına tebliğ edildiği anlaşılmakta olup, işyeri temsilcisinin işyerinde bulunup bulunmadığı, bu nedenle daimi işçiye tebligat yapılıyorsa , işçinin vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş olup olmadığı, bu şahsın bulunmaması nedeniyle tebligatın anılan kişiye yapıldığı hususlarında da tebliğ mazbatasında herhangi bir açıklama bulunmamaktadır.
Yukarıda belirtilen nedenlerle,.... Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited şirketi şirketine yapılan tebligatın, hükmi şahıslara tebligat usulünü düzenleyen 7201 sayılı Yasanın 12. ve 13. maddelerine aykırı olduğundan usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “adil yargılanma hakkı”na ilişkin 6. maddesinde öngörülen “davanın makul süre içinde görülmesi” kavramının zorunlu içeriğinden birisi de dosyaların temyiz incelemesi için süresinde ve eksiksiz biçimde Yargıtay’a gönderilmesidir. Bu nedenle hem iç hukuk açısından hem de Türkiye’nin tarafı olduğu uluslararası sözleşmeler bakımından uyuşmazlığın kesin hükümle sonuçlanmasına kadar geçen tüm süreçlerin titizlikle ve hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi bu işle görevli olanların sorumluluğu altındadır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/10312, K. 2015/10117, 26 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama