KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/15478 E., 2016/8200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti ile kesilen yaşlılık aylığının kesildiği tarihten yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde "Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir.
Diğer taraftan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesine dayalı bu tür davalarda, Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunluluğu bu davaların kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle resen delil araştırılması gerekleri dikkate alındığında, Mahkemece davacının talebine yönelik irdelemeler yerinde ve isabetli yapılmış ise de,
davacının talebi içerisinde kurumca kabul edilmeyen süreler bakımından davalı ...’a ait başka bir özel bina inşaatı işyerinde (...Ada, ... sayılı Parsel ...) geçen çalışmalarının varlığına dair iddianın ileri sürülmesi karşısında, davacı hakkında kurumca fiili olmadığı gerekçesi ile kabul edilmeyen 01.01.2005-31.07.2005 tarihleri arasındaki sürelerde davalı ...’a ait tescilsiz işyerinde geçen çalışmalara dair tespit hükmü kurulmaksızın infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/15478, K. 2016/8200, 23 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama