KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/17939 E., 2016/1655 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma
Dava,davacılar murisinin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilâmı sonrasında, davacının davalı ...’e ait ... İzmir Sigorta il müdürlüğünde tescilsiz T..... J..... K..... Ş..... H.... Ş..... B.... İ..... adresinde kurulu yarış atı antrenörlüğü iş yerinde10/12/2007-30/09/2008 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa'nın 2. maddesi (4/1-a kapsamında) hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 292 gün çalışıp 292 günlük çalışmasının kuruma bildirilmediğinin, 01/10/2008-10/09/2009 tarihleri arasında 339 günlük çalışmasının 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-b maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesinde (Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi); "Hâkim, talepten fazla veya başkasına hükmedemez." düzenlemesine yer verildiği gibi, aynı yasanın 75/1.maddesinde (Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 25. maddesi); "Kanunun tayin eylediği istisnalardan başka hakim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya iddia sebeplerini re'sen nazarı dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek hallerde dahi bulunamaz" hükmü yer almaktadır. Yasanın bu açık hükmünden de anlaşılacağı üzere hakim, iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlasına veya başkasına hükmedemeyeceği açıktır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu’nun 4/1 maddesi “Birinci fıkranın (b) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler; 10/7/1953 tarihli ve 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanuna tabi jokey ve antrenörler hakkında da uygulanır.” şeklinde düzenleme içermektedir.
Eldeki davada; davacılar murisinin davalı işveren nezdindeki çalışmalarının tespiti istemine ilişkin olup, davacılar murisinin 5510 sayılı Kanunun 4/1-b maddesi kapsamında sigortalılığının tespiti istemini içermemektedir. Mahkemece, istemin 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden önceki dönem yönünden kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, 01.10.2008 tarihi ve sonrasındaki dönem yönünden 5510 sayılı Kanunun açık hükmü gereği davacılar murisi yönünden uygulanamayacağı ve istemin 5510 sayılı Kanunun 4/1-b maddesi kapsamında sigortalılığın tespitini içermediği anlaşılmasına göre, 01.10.2008 tarihi ve sonrası dönem yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde "Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir.
Mahkemece, hüküm davacılar murisi yerine davacı yönünden kurulması, hükümde çelişki ve tereddüde neden olacak şekilde olduğundan, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/17939, K. 2016/1655, 11 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama