KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/24383 E., 2016/2006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar şirket temsilcisi ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; 22.02.2010 tarihinde meydana gelen iş kazasında ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ve cenaze gideri nedeniyle uğranılan Kurum zararının davalılardan teselsülen tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı, olay tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunudur.
Dava teselsül hükümlerine dayalı olarak açılmış olup, işveren şirket ve işveren vekili konumundaki ... yönünden davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa'nın 21/1.fıkrası, 3. kişi konumundaki ... yönünden ise 21/4. fıkrasıdır.
Her iki fıkra incelendiğinde, kanun koyucu farklı sorumluluk esasları belirlemiş olup, işveren/işveren vekilleri yönünden; gelirin ilk peşin değeri (gerçek zarar daha düşükse gerçek zarar miktarı) ile 3. kişiler yönünden ise gelirin ilk peşin değerinin yarısı ile rücu alacağına bir tavan öngörmüştür. Hal böyle olunca; teselsüle dayalı sorumlu olunan tutarların işveren/işveren vekili ve 3. kişi yönünden ayrı ayrı belirlenmesi gerekir.
Öncelikle işveren/işveren vekilinin sorumlu olduğu rücu alacağı; gelirin ilk peşin değerinin işverenin kendi kusur oranına isabet eden tutarı (ilk peşin değer x işveren kusur oranı) ile gelirin ilk peşin değerinin yarısının 3. kişinin kusur oranına isabet eden tutarın (ilk peşin değerin yarısının x 3. kişinin kusur oranı) toplamından ibarettir.
3. kişinin teselsüle dayalı sorumlu olduğu rücu alacağı ise; ilk peşin değerin yarısının toplam kusur oranına (işveren+3. kişinin kusur oranı) isabet eden tutarla sınırlıdır.
Hal böyle olunca, teselsüle dayalı olarak sorumlu olunan miktar bu şekilde belirlendikten sonra, bakiyesinden işverenin tek başına sorumluluğuna hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde davalı şirket ve işveren vekilinin tazminle sorumlu olduğu rücu alacağı tutarları aşılarak karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Ne var ki bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/24383, K. 2016/2006, 16 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama