KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/6492 E., 2015/6552 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2015
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma
Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, 23.02.2006 tarihinde meydana gelen trafik-iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ve cenaze masrafı nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece,bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ilamında belirtilen gerekçe ile, davanın Kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26.maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…”bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı, ya da,
hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, hak sahiplerine bağlanan gelirlerin kusur karşılığına hükmedilmesi ile bağlanan gerliler fiili ödemeye dönüşmüş ise, ilk peşin değerli gelir ile, fiili ödemeler karşılaştırıldığında, ilk peşin sermaye değerli gelirin kusur karşılığı, fiili ödeme miktarının kusur karşılığından düşük ise,o takdirde, ilk peşin sermaye değerine itibar edilmesi; aksine, fiili ödeme miktarının kusur karşılığı, ilk peşin değerin kusur karşılığından düşük ise, o taktirde de, fiili ödeme miktarı esas alınması gerekir.
Eldeki davada, mahkemece, sigortalının gelirden çıkması nedeniyle eşine yapılan fiili ödemelerin dikkate alınması isabetli ise de, eşi dışındaki diğer hak sahiplerine bağlanan gelirlerin de peşin değerlerinin ilk satırlarının hesapta dikkate alınmaması, diğer taraftan, davacı Kurum alacağının sigortalının eşinin bozma
sonrasında 08.06.2013 tarihinde evlenmesi sonucu, gelirden çıkması nedeniyle azaldığı ve bu durumdan, davacı Kurumun ıslah tarihinde haberdar olması nedeniyle, haksız çıkan olarak nitelendirilmesinin mümkün olmaması karşısında, aleyhe vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, reddilen kısım üzerinden de aleyhe vekalet ücreti tayini isabetsiz olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/6492, K. 2015/6552, 6 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama