KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2015/8779 E., 2015/11601 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Dava, yersiz ödenen aylıklara vaki icra takibine ilişkin itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanaklarından olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun icra takip tarihinde yürürlükte olan 67. maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse, alacaklı yararına ve istem üzerine tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, hüküm altına alınan tutarın %40’ından aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüştür.
İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir.
Buna göre, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı yeterlidir.
Mahkemece kabul edilen asıl alacak niteliğindeki yersiz ödenen ve icra takibine konu yapılan giderlerin, takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit olduğu dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, davacı Kurum yararına kabul edilen asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde talebin reddine kararı verilmesi usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/8779, K. 2015/11601, 11 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama