KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/11522 E., 2018/6769 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
971 kelime·5 dk okuma
Dava, davalı Kurumun haciz işlemlerinin iptali ile yapmış olduğu kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davalılardan...yönünden davanın kabulüne, diğer davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davaya konu edilen haciz işlemi davalı Kurumun sigortalısı olan ...’in davacılar tarafından 14.02.2003 tarihinde kasten öldürülmesi nedeniyle Kurumun hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerli gelirin tahsili için ...
2. İş Mahkemesinin 2007/930 E., 2010/200 K. sayılı dosyası üzerinden rücuen tazmini amacıyla açılan dava sonucunda her iki davalının da cezai ehliyeti olmadığı için Borçlar Kanununun 54. maddesinin 2. fıkrası gereği takdiren Kurum alacağının ½ sinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarına karar verilmiş olup Dairemizce de 24.01.2012 tarih ve 2010/10373 E.,
2012/884 K. sayılı kararla onanmıştır.İşbu dava ile davacılar vasisi davacıların cezai ehliyetlerinin olmadığından bahisle her iki davacının aylıklarından yapılan kesintilerin iptali ile bu yöndeki haciz işlemlerinin durdurulmasına ve yapılan kesintilerin iadesi talebinde bulunulmuş Mahkemece kendisine 2022 sayılı Yasa kapsamında malulluk aylığı bağlanmış olan davacı...’in malullük aylığından Kurum alacağının kesilerek tahsilinin 6353 sayılı Kanunun ek-2.maddesi gereği mümkün olamayacağından bahisle bu davacı yönünden davanın kabulüne,diğer davacı ...yönünden ise malullük aylığından bir kesinti olmadığından karar verilmesine yer olmadığına
karar verilmiştir.
Mahkemece davacı...hakkında verilen karar sonuç itibariyle doğru ise de gerekçesi yerinde değildir.Mahkemenin gerekçesinde rücuen tazminat alacağının tahsilinin hukuki dayanağı olarak Borçlar Kanununda düzenlenen haksız fiil hükümleri olduğu yönündeki belirlemesi isabetli değildir.Rücuen tazminat alacağının tahsilinin hukuki dayanağı 6183 sayılı yasanın 1. maddesidir.
Söz konusu düzenlemede, “ Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur.
... Ceza Kanununun para cezalarının tahsil şekli ve hapse tahvili hakkındaki hükümleri mahfuzdur.”denilmekle esasen rücuen tazminat adı ile talep edilen Kurum alacağı da bu madde düzenlemesinde yer alan resen tahsil edilemeyen alacak türlerindendir.Bu sebeple Mahkemenin davacı...hakkında verdiği kararın gerekçesi yerinde değildir.
2-Diğer davacı ...hakkında da maaşından herhangi bir kesinti yapılmadığı anlaşıldığından hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması dausul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesindeki atıf gözetilerek, Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/11522, K. 2018/6769, 19 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama