KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/14204 E., 2019/2735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; 2010/10333 E sayılı takip dosyasından gönderilen haciz bildirisi ile davacıya ait banka hesaplarına haciz konulduğu, dosya kapsamında, haciz konulan takip dosyasından davacı adına düzenlenmiş ödeme emri ve tebliğ evraklarının dosya kapsamında olmadığı, dava dışı Halil Ataman ve prim borçlusu şirket hakkında ödeme emri ve tebliğ mazbatalarının dosya kapsamında bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından, prim borçlusu şirketin murahhas üyeler tarafından temsil ve ilzam edildiği, temsil ve ilzam yetkilerinin olmadığı iddiasıyla ödeme emrinin iptali talep edilmiştir. Mahkemece, prim borçlusu şirketin temsil ve ilzam yetkisinin murahhas üyelerde olduğu, davacının temsil ve ilzam yetkisi olmadığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesi uyarınca; "Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.
Dava dosyası incelendiğinde, davacı hakkında yapılan bir takip olup olmadığı, ödeme emri düzenlenip tebliğ edilip edilmediği anlaşılmamakta olup iptaline karar verilen takip dosyasından banka hesaplarına haciz konulduğu görülmektedir.
Mahkemece, davacı hakkında yapılan bir takip olup olmadığı, ödeme emri düzenlenip tebliğ edilip edilmediği belirlenerek ve talebi net olarak açıklattırılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları sair hususlar incelenmeksizin kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/14204, K. 2019/2735, 25 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama