KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/15041 E., 2018/11207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2018
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
... adına Av. ... ile 1-... Başkanlığı adına Av. ... 2-... aralarındaki dava hakkında...... verilen 26/05/2016 günlü ve 2014/313 E. - 2016/252 K. sayılı hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Hükmün ve davalı Kurumun temyiz dilkeçesinin, davalı ...'a Tebligat Kanunun 21/1 ve 21/2. maddeleri uyarınca tebliğ edilmesi yerine, anılan Kanunun 35. maddesine göre tebliği usulsüz olduğu anlaşılmıştır.
Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.
Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.”. Yönetmeliğin 16. maddesinde, “Tebligat, öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır.
Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz." İlgili düzenleme karşısında adres kayıt sisteminde kayıtlı olan gerçek kişilere 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35. maddesine dayanılarak tebligat yapılamaz.
............
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/15041, K. 2018/11207, 26 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama