KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/1778 E., 2016/8184 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2016
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
... adına Av. ... ile 1-... adına Av. ..., 2-... adına Av. ..., 3-.... adına Av. ..., 4-... adına Av. ... 5-..., 6-..., 7-..., 8-..., 9-... arasındaki dava hakkında, İş Mahkemesi tarafından verilen 02.12.2015 günlü ve 2013/139-2015/753 sayılı hükmün temyizen incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Hüküm, ... vekili olduğunu beyan eden Av. ... tarafından temyiz edilmiş ise de; hükmü temyiz eden Av. ...’na anılan davalı tarafından verilmiş usulüne uygun vekaletname veya yetki belgesi aslı veya onaylı örneği dosya içerisinde bulunmamaktadır.
1-Mahkemece öncelikle, anılan avukattan kesin süre içeren muhtıra ile vekaletname ibrazı istenerek, vekaletname ibrazı halinde iş bu dosyaya eklenerek gönderilmek üzere;
2-Davalılar ... ve ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaması nedeniyle hükmü temyiz eden her davalı adına ayrı ayrı temyiz başvuru harcı ve nispi temyiz harcı yatırılması gerekirken tek bir temyiz harcı yatırılmak suretiyle eksik yatırıldığı anlaşılmaktadır.
“Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434. maddesi ile ilgili 25.01.1985 gün ve 5/1 sayılı İçtihadi Birleştirme Kararı hükmü gereğince, temyiz isteği, dilekçenin temyiz defterine kaydettirildiği tarihte yapılmış sayılır ve temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Temyiz harç ve giderlerinin eksik ödenmiş veya hiç ödenmemiş olduğunun sonradan anlaşılmış bulunması halinde, karar veren Hakim tarafından yedi günlük kesin süre tanınarak, bu süre içerisinde tamamlanması veya ödenmesi, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı temyiz edene yöntemince ve yazılı olarak bildirilir. Ancak temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp temyiz edenden istendiği halde süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise temyiz isteğinin reddi gerekir.”
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/1778, K. 2016/8184, 23 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama