KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/18723 E., 2017/1193 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Dava, davacının yaşlılık aylığının iptaline yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının çalıştığı iş yerinin genel bütçeye dahil kamu kurumu olup davacının 01.08.2007 tarihinden itibaren dava dışı işveren yanında yaşlılık aylığı kesilmeksizin çalışmasının, 5277 ve 5335 sayılı Kanunlar ile getirilen yasal düzenlemelere aykırı olduğu ve bu nedenle 506 sayılı Kanun kapsamında aldığı yaşlılık aylıklarının 20.08.2007 tarihi itibariyle kesilmesine ilişkin Kurum işleminde isabetsizlik bulunmadığı için mahkemece, yaşlılık aylığının iptaline yönelik Kurum işleminin iptali isteminin reddine karar verilmesi yerinde ise de,
Kurumun davacıya yersiz ödenen aylıklar nedeni ile 5510 sayılı Kanunun 96. Maddesinin 1. Fıkrasının (a) bendi kapsamında borç tahakkuk ettirmesi karşısında, davacının Kuruma 01.08.2007 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başladığının bildirilerek sosyal güvenlik destek primi ödemesinin yapıldığı belirgin olup davacıya yapılan yaşlılık aylığı ödemelerinin Kurumun hatalı işlemine dayandığı ve bu halde 5510 sayılı Kanunun 96. Maddesinin 1. Fıkrasının (b) bendinin davacı hakkında uygulanması gerektiği gözetildiğinde bu yönüyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde,
davanın tümden reddine
./.. karar verilip davacıya yapılan yersiz ödemelerin anılan madde kapsamında davacıdan tahsiline karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/18723, K. 2017/1193, 20 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama