KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/3227 E., 2017/2126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma
Dava, iş kazası sonucu oluşan meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Sigortalı davalı ...’ün 31.01.2008 tarihinde uğradığı iş kazası sonrasında davalı kurumca alınan 25.01.2010 tarihli karar ile %41 oranında meslekte kazanma gücü kaybı olduğunun davalı Kurum tarafından tespit edilmesi üzerine, bu oranın fahiş olduğundan bahisle, davalı Kurum tarafından belirlenen sürekli iş göremezlik oranının iptali ile gerçek oranın tespiti için iş bu dava açılmış, mahkemece sigortalının meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 41.00 olarak tespitine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 1. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasanın 19 ve 25. maddelerine göre, meydana gelen iş kazasından sonra meslekte kazanma gücü kaybın oranının %10’dan fazla olup olmadığının veya ne miktarda olduğunun tespitinde izlenecek yol, 506 sayılı Yasanın 109. (5510 sayılı Yasanın 95.) maddesinde hükme bağlanmıştır.
Buna göre kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı, ancak, diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınarak, itiraz halinde, Adli Tıp Kurumundan alınacak rapora göre karar verilmeli.
Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki bulunması halinde ise, Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak raporla, bu çelişki giderilip, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Davalı Kurumun tespitine itiraz mahiyetinde açılan eldeki davada da, mahkemece yukarıda açıklanan prosedür kapsamında gerekli ve yeterli araştırma yaplmış, 23.05.2014 tarihli Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca iş kazası
nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybı oranının %41 olduğuna karar verilmiş, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınan 10.06.2015 tarihli raporda ise, kurumca belirlendiği şekilde aynı oranın tespiti yapılarak, çelişki de oluşturmayacak şekilde davalı ...’ın meslekte kazanma gücü kaybı oranının %41 olduğu kesinleşmiştir.
Buna göre davacı şirketin, davalı ...’ın meslekte kazanma gücü kaybının Kurumca belirlenen orandan daha az olduğuna dair iddiası ispatlanamamış olduğu için davanın reddi ile kendisini vekille temsil ettiren davalı kurum lehine vekâlet ücreti tayini gerekirken yazılı şekilde davanın kabul edilmesi suretiyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/3227, K. 2017/2126, 14 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama