KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/3406 E., 2016/10779 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava, 11.03.2011 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Kanunun 4/a bendi; hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların sigortalı sayılacağını, 12. maddesi; 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşların işveren olduğunu düzenlemiştir. 13. madde de ise; iş kazasının tanımına ve koşullarına yer verilerek, b bendinde, "İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle" meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen veya ruhen özre uğratan olayın iş kazası olduğu belirtilmiştir.
Eldeki davada, İETT'de şoför olarak çalışan ... sabah saatlerinde işe gitmek üzere garajın ana çıkış kapısından giriş yaparken geri geri manevra yapmakta olan Ali'nin kullandığı aracın çarpması sonucu yaralanmıştır.
Mahkemece, eylemle zarar arasındaki illiyet bağının 3. kişinin tam kusuru ile kesildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmişse de red gerekçesi yerinde değildir.
Mahkemece, öncelikle, olayın oluş şekli ve olay yeri gerekirse keşfen belirlenmeli, sonrasında yukarıda yerverilen yasal düzenlemeler kapsamında iş kazası olup olmadığı irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONU Ç
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/3406, K. 2016/10779, 28 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama