KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/6006 E., 2018/8210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2018
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
... Başkanlığı adına Av. ... ile 1-... 2-... adlarına Av. ... 3-...İnşaat Mühendislik Tahs. Yapı Malzemeleri 4-... 5-... aralarındaki dava hakkında ... (...) Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinden verilen 19.11.2015 günlü ve 2009/360-2015/685 sayılı hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... ile ... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”.
Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre,“Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir. 7201 sayılı Yasanın 12. maddesinde tebligat selahiyetli mümessillere yapılır.
Aynı Yasanın 13. maddesine göre de, bunlar mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebligat, memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
Tüzel kişilerin tebliğ almaya yetkili memur veya müstahdemlerine tebliğ yapılabilmesi için tüzel kişilerin salahiyetli kişilerinin herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ve tebliğ edilecek evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları gerekmektedir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/6006, K. 2018/8210, 18 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama