KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/72 E., 2016/1289 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2016
- Mahkemesi
- . İş Mahkemesi
- Tarihi
- 10.12.2015
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Dava, aksine Kurum işleminin iptali ile 22.04.2013 tarihli talebe göre ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulü ile davacıya babasından dolayı rapor tarihini takip eden aybaşı olan 01.11.2014 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalı Kurum avukatının, sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmelidir.
2-Eldeki davada, davacının talebine göre 01.05.2013 tarihinden itibaren ölüm aylığının bağlanmasını talep ettiği ve mahkemece yargılama esnasında alınan rapor dikkate alınarak 5510 Sayılı Yasanın 35’inci maddesi gereğince rapor tarihini takip eden aybaşından itibaren (01.11.2014) aylığa müstahak olduğunun tespiti karşısında, davacının talebine ve temyiz eden kurum sıfatına göre hükmün kısmi kabul niteliğinde olduğu anlaşılmakla, avukatla temsil edilen davalı ... lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
3-Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2006 gün ve Esas, sayılı kararında da belirtildiği üzere davada, kısmen kabule karar verildiğine göre 6100 Sayılı HMK.'nun 312 ve 323. maddelerine uygun şekilde, tarafların haklı çıktıkları oranda yargılama giderlerinin paylaştırılarak karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu yargılama giderlerinin tamamının davalıya yükletilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/72, K. 2016/1289, 8 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama