KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/9168 E., 2016/11445 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma
Dava, 19.10.2010 tarihli trafik-iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirlerden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamına belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan .......... Avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dava, 19.10.2010 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirlerden oluşan Kurum zararının davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa'nın 21/4. maddesidir.
5510 sayılı Kanunun 21. maddesinin dördüncü fıkrası üçüncü kişinin sorumluluğunu düzenlemekte olup; buna göre, iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilebilecektir.
Anılan fıkrada geçen “çalıştıranlara” ibaresi, zararlandırıcı sigorta olayına neden olan üçüncü kişinin işverenlerini ifade etmekte olup; söz konusu işverenlerin sorumluluğu için, iş kazası veya meslek hastalığının oluşmasında kusurunun bulunduğunun saptanması gerekir. Anılan maddede yarısı bakımından rücu edilebilecek tutarın peşin değerli gelirler olduğu, geçici iş göremezlik ödemeleri bakımından ise tamamen rücu edilebileceği belirtilmiştir.
Eldeki davada ise; davanın yasal dayanağının 5510 Sayılı Yasanın 21. maddesinin dördüncü fıkrası olması ve buna göre kazaya sebep olan ve 3. Kişi konumundaki davalı ... ile sigortacısı davalı şirketin sorumluluğunun peşin semaye değerli gelirlerin ilk satırının yarısının kusur karşılığı dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir
2-Diğer taraftan, Rücuan tazminat davalarında sigorta şirketleri yönünden faiz başlangıcı (temerrüt) tarihinin hiç bir duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta belirlenmesi gerekir.
İlgililerce gerekli belgeler eklenerek 2918 sayılı Kanunun 98, 99 ve 108. maddeleri ile 03.05.1997 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliğinin 12, 13 ve 14. maddelerinde yazılı şekilde şirkete başvurulmasına karşın sekiz iş günü içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde anılan sürenin sonunda temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin ve faiz başlangıcının da bu süre sonuna karşılık gelen tarih olduğunun kabulü gerekmektedir.
Hiç başvurulmaması veya gerekli belgeler eklenmeksizin başvurulması durumunda ise, sigorta şirketinin temerrüdünden söz edilemeyeceğinden, şirkete karşı girişilen icra takip tarihinin veya takibe girişilmeden dava açılmışsa dava tarihinin faiz başlangıcı olarak kabulü zorunludur.
Sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden ise, faiz başlangıcı hususunda ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.04.2008 günlü ve .......... sayılı ilamında belirtildiği gibi gelirler yönünden gelir onay tarihi; diğer harcamalar yönünden, sarf veya tediye tarihinin esas alınması gerekirken Mahkemece verilen kararda sigorta şirketinin sorumluluğunun hatalı ve fazla belirlenmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca, kararı temyiz etmeyen davalılardan Hasan bakımından davacı kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/9168, K. 2016/11445, 21 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama