KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2016/9634 E., 2018/8286 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma
Dava, itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabul kısmen reddine, kabul edilen miktar üzerinden de icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının sair itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava; Kurum Sigortalısının geçirdiği iş kazası nedeniyle kurum tarafından ödenen ilk Peşin Sermaye Değeri, Geçici İş Göremezlik ödeneği ve tedavi giderinin tahsili istemine ilişkin yapılan ... 2. İcra Müdürlüğünün 2013/6627 takip sayılı icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkin olup, takip tarihi itibari ile yürürlükte olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına ve istem üzerine tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, hüküm altına alınan tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüştür.
İtirazın iptali davalarında, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, alacağın likit olması zorunludur. Anılan bu tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. Buna göre, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı yeterlidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, davacı kurum talebi dikkate alınarak, kazazede sigortalıya kurum tarafından ödenen İlk Peşin Sermaye Değeri, Geçici İş Göremezlik Ödeneği ve tedavi giderlerinin %10 kusur oranına göre tahsili için ...
Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) dava açıldığı ve yapılan yargılama sonunda da talep edilen kısım üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, dosyamızdan ise ödenmeyen kısımlar için kurumca faiz hesabı yapılarak bakiye İlk Pesin Sermaye Değeri, Geçici İş Göremezlik Ödeneği ve Tedavi giderleri için takip başlatıldığı, başlatılan bu takipte davalının hesaplamaya gerek olmaksızın yalnız başına borç miktarını bilebilecek durumda olmasının mümkün görünmediği, alacağın tüm unsurları ile bilinmemesi,
bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ile alacak miktarının hangi kalemler için ne kadar olduğunun ve bunlara işlemiş faiz miktarlarının belirlenebildiği hususu karşısında; borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/9634, K. 2018/8286, 18 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama