KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2017/2069 E., 2017/4278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
633 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davalı ... şirketi yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 26.06.2006 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu geçici iş göremezliğe uğrayan sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ve tedavi giderleri ödemeleri nedeniyle meydana gelen kurum zararının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Yasa Koyucu tarafından, 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 13.02.2011 tarih 6111 sayılı Yasanın 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanacağı esası getirilmiştir.
6111 sayılı Kanunun, yayımı tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1. maddesi ile de, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri, yine ... tarafından karşılanacağı belirtilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85/1 maddesine göre “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” 91. maddesine göre de, “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”
Tedavi giderleri kapsamında, sigorta şirketinin, Güvence Hesabının, sürücünün ve işletenin, zorunlu olarak sigorta teminatına bağlanması nedeniyle yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemenin yürürlüğe girmesi ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Bu haktan, sigorta sözleşmesinin tarafı olan işleten ile sürücülerin yararlanması gerekmekte olup, poliçenin varlığı halinde; bu kişilerin tedavi giderleri nedeniyle sorumlulukları sona erecektir.
Hal böyle olunca, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunan davalı ...'in tedavi masrafları yönünden kuruma karşı sorumluluğunun bulunmadığı gözetilmeksizin tedavi giderlerinden de yazılı şekilde kabul kararı karar verilmesi, isabetsiz bulunmuştur.
Dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasa uyarınca trafik kazalarından kaynaklı tedavi giderleri istenemeyeceğinden, bu hususta kusuru bulunmayan davacı kurum aleyhine, yine hakkında red kararı verilen davalı ... şirketinin, sigortalı İbrahim Bulut'a poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ödemeyi 10.10.2006 tarihinde dava tarihinden sonra yapmış olmasına göre davacı Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği de açıktır.
Mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler uyarınca yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2017/2069, K. 2017/4278, 18 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama