KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2017/2579 E., 2017/5418 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı taraflar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Eldeki davada, davacının 01.01.1985-31.12.2004 tarihleri arasında istifleme işçisi olarak geçtiğini iddia ettiği çalışmalarının sigortalı çalışma olarak tespitini istediği, uyulan bozma ilamı sonrasında mahkemece davacı hakkında 01.09.1997-30.04.2004 tarihleri arasındaki sürelerin kabul edildiği buna göre talebe konu diğer dönemler hakkında istemin reddedildiği anlaşılmakta olup, bu duruma göre davacının istemine göre verilen hükmün kısmen kabul niteliğinde olmasına ve avukatla temsil edilen davalı Kurum ve diğer davalı lehine red sebebinin ortak olması nedeniyle tek vekâlet ücreti verilmesinin gerekmesine,
aynı şekilde davada, kısmen kabule karar verildiğine göre 6100 sayılı HMK.'nun 312 ve 323. maddelerine uygun şekilde, tarafların haklı çıktıkları oranda yargılama giderlerinin paylaştırılarak karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
3-Diğer taraftan, davacının dinlettiği tanık beyanları ve dosya kapsamından yıl içerisinde karın çok yağdığı Aralık ve Ocak aylarında istif işinin yapılmadığı hususu belirtilmiş ve mahkemece de bu durum kabul edilmiş iken, verilen kararda buna aykırı olacak şekilde gün sayısının doğru şekilde hesap edilmemesi suretiyle çelişki oluşturulması ve infaza elverişli hüküm kurulmaması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2017/2579, K. 2017/5418, 4 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama