KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2017/4481 E., 2018/3660 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2018
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
....
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada, hükümde belirtilen gerekçelerle; davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmelidir.
2-Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesi uyarınca. "Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Hükmü mevcut olup aynı Kanunun 297. maddesinin (2).
Fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Eldeki davada ise, Mahkemece davacının davalıya ait hangi işyerinde ne kadar süre ile çalıştığının belirlenmemesi ile hükmün infazında tereddüde yol açacak şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
.....
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2017/4481, K. 2018/3660, 17 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama