İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/5304 K.2019/7894

Davacı, 2013 yılında yazılı talepte bulunduğu tarihte yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanacağına ilişkin davalı Kurum yazısı üzerine 14.5.2013 tarihinde işyerinden ayrıldığı, ancak Kurumun yanlışlık yaptığı ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak…

Esas2017/5304Karar2019/7894Tarih24 Ekim 2019Okuma6 dk · 1.129 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2017/5304 E., 2019/7894 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Ekim 2019
Mahkemesi
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
No
2017/938-2017/953
Mahkemesi
Doğubayazıt 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No
2014/6-2017/78
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.129 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Davacı, 2013 yılında yazılı talepte bulunduğu tarihte yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanacağına ilişkin davalı Kurum yazısı üzerine 14.5.2013 tarihinde işyerinden ayrıldığı, ancak Kurumun yanlışlık yaptığı ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamadığının ortaya çıkması üzerine son çalıştığı işyerine tekrar alınmadığı, bunlardan dolayı zarara uğradığı gerekçesiyle, mahrum kalınan aylıklarının yasal faizle birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulune kararın kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I-İSTEM

Davacı vekili; davacının 25 yıl çalıştığını, yaş ve hizmet olarak emeklilik şartlarının oluştuğunu düşündüğünden Sosyal Güvenlik Kurumu Ağrı İl Müdürlüğüne yazılı başvuruda bulunarak emekliliğe hak kazanıp kazanmadığını sorduğunu, davalı kurumun davacıya yaşlılık aylığına hak kazandığını, sigortalı olarak çalıştığı iş yerinden ayrılarak müdürlüklerine yazılı müracaat halinde tarafına yaşlılık aylığı bağlanacağı şeklinde cevap verdiğini, verilen cevap üzerine davacının çalıştığı kuruma yazılı başvuruda bulunarak emekli olmak için ayrılmak istediğini bildirdiğini,

işverenin davacının ayrılış talebi üzerine ilişiğini 14/05/2013 tarihi mesai bitimi itibari ile kestiğini, davacının SGK İl Müdürlüğüne yaşlılık aylığı için başvurduğunda davacının yaşlılık aylığına hak kazanmadığını, daha önce yapmış olduğu yaş tashihinden dolayı 10/03/2014 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanabileceğinin yazılı olarak bildirilerek yaşlılık aylığının bağlanmadığını, davacının çalıştığı kuruma işe geri dönmek için başvuruda bulunduğunu ancak herhangi bir cevap verilmediğini,

davacının çalıştığı kurumdan ayrılmasına sebebiyet veren SGK İl Müdürlüğünün davacının 14/05/2013 tarihinden 10/03/2014 tarihine kadar 10 aylık ücretini almamasına neden olduğunu belirterek tazminat talebinde bulunmuştur.

II-CEVAP

Davalı vekili, davacının çalıştığı kurumdan davacının emekli olup olmadığına ilişkin yazılı olarak bilgi istendiğini, 48 yaşını dolduğunda emekli olacağının bildirildiğini, ancak davalı kurumun şahsın emekli olacağına dair yazısının davacının, davalı kurum nezdinde tutulan gerek davacı tarafından verilmiş olan gerek çalışmış olduğu işyerlerince bildirilen bilgi ve belgeler ışığında verildiğini, davacı ...'nın 1986 yılında yaş tashihi yaptığını, bu durumu yaşlılık aylığı bağlanması sırasında ya da bundan önce herhangi bir şekilde davalı kuruma bildirmediğini, bu sebeple davalı kuruma atfedilecek bir kusur bulunmadığını, zamanaşımı ve hakdüşürücü sürelerin de dolduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III-MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkeme, kurumun eyleminin, sigortalı yönünden haksız fiil teşkil ettiğini, davacının işten ayrıldığı tarihten, yaşlılık aylığı hak ettiği tarihe kadar eski işinde çalışamamaktan kaynaklanan gerçek zararını kurumdan isteyebileceğini, davacının işyerinden ayrıldığı tarihten dava tarihine kadar ayrıldığı işyerinden alması gereken net maaşın bilirkişi raporunda 24.650,00 TL olarak hesaplandığını belirterek, bu bedel üzerinden %20 oranında hakkaniyet indirimi uygulayarak 19.720,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.

B-BAM KARARI

Sosyal Sigortalar Kurumuna ilk defa 10.03.1984 tarihinde tescil edilmiş, yaş tashihi kararı ise 26.10.1984 tarihinde verilmiştir. Bu durumda yukarıda belirlenen esaslar nazara alındığında, ilk tescil tarihinden sonra yapılan bu yaş tashihinin, sigorta işlemlerinde dikkate alınamayacağı tabiidir.

Hal böyle olunca, kimse kendi kusurundan yararlanamayacağından ve davacının işe giriş tarihinden sonra yapılan yaş tashihinin sigorta işlemlerinde dikkate alınmayacağını bilmesi gerektiğinden, ayrıca davacının bu süre içerisinde başka bir işte çalışma imkanı da bulunduğundan isteminin reddine karar verilmesi gerekir.

Davacının Kurumu yanıltması sonucu, yaşlılık aylığı bağlanacağı inancı ile kıdem tazminatı alarak işyerinden ayrıldığı, bu nedenle zarara uğradığı gerekçesiyle hatalı değerlendirme sonucu istemin kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ancak bu hata yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ

Davacı vekili, isteminin tazminat olduğunu, hukuki değerlendirmenin hatalı yapıldığını, kararın Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu kararın bozulmasını istemiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME

Davanın yasal dayanağını olusturan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 120/2. maddesi, (Bağ-Kur Yasası'nın 66. maddesi) bazı kötü uygulamaları önlemek amacı ile özel bir düzenleme getirmiş ve belli sigorta kollarında, hangi doğum tarihinin esas alınacağını açıkça belirlemiştir.

Anılan yasanın 120/2. maddesi (66. maddesi) gereği hiç bir yoruma yer vermeyecek şekilde yapılan bu düzenleme karşısında sigortaya ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş tashihinin yaşlılık aylığı bağlanmasında nazara alınamayacağı açıktır. 1479 Sayılı Bağ-Kur Yasası'nın 66.maddesi Sosyal Sigortalar Yasası'nın 120/2. maddesi ve 5434 sayılı Emekli Sandığı Yasası'nda da anılan maddeye paralel hükümler getirilmiştir.

Aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.04.2010 günlü ve 2010/21-194 Esas, 2010/219 Karar sayılı kararında da varılmıştır.

Dava dosyasındaki belgeler incelendiğinde; davacının ilk başlangıcının 10.3.1984 tarihi olduğu, Diyadin A/H/H 26.10.1984 günlü kararı ile davacının doğum tarihinin 10.3.1966 iken 10.3.1965 tarihi olarak yaş tahsihi yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının, ilk işe giriş tarihinden sonra yapılan değişikliğin mahkeme kararı sonucunda gerçekleştiği de dikkate alınarak, davacının, yaşlılık aylığı talebinde esas alınması gereken doğum tarihinin 506 Sayılı yasanın 120. Maddesi hükmü karşısında 10.3.1966 olduğu açıktır.

Diğer taraftan, davalı Kurumun, davacının, 14.5.2013 tarihindeki talebine işten ayrılıp müracatta bulunması halinde emekli olabileceğinin bildirdiği ve davacının da 14.5.2013’den itibaren işten ayrıldığı ve yaşlılık aylığı talebine Kurumca bu kez yaşındaki düzeltme nedeniyle talebinin reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, davalı Kurumun davacının ilk talebine olumlu yanıtı sonrasında, davacının işten ayrılmasına sebep olduğu ve bu nedenle davacının zarara uğradığı belirgindir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/10-995 Esas, 1999/1011 Karar sayılı kararında benimsendiği üzere; davalı Kurumun davacıya yaşlılık aylığı bağlanabileceğini bildirmesi üzerine, bu bildirime güvenerek davacı işinden ayrıldığı için ve Kurum bilahare hesabı yanlış yaptığını ve aylık bağlanamayacağını bildirmesi nedeniyle, davacının işinden ayrılıp işsiz kalmasından dolayı Kurumdan gerçek zararını istemesi mümkündür.

Zira, Kurumun eylemi, sigortalı yönünden haksız fiil teşkil eder. Zararın hesaplama biçimine gelince; davacı işten ayrıldığı tarihten, yaşlılık aylığı hak ettiği tarihe kadar eski işinde çalışamamaktan kaynaklanan gerçek zararını Kurumdan isteyebilir. Kuşkusuz, gerçek zarar hesabı yapılırken, net kazanç dikkate alınmalıdır. Ancak, davacının tazminat istediği tarihler arasında çalışması varsa, aldığı ücret miktarı tazminattan indirilmelidir.

Ne var ki, bu işyerinden aldığı ücret ayrıldığı, işyerinden aldığı ücretten az ise, aradaki fark maddi tazminatın belirlenmesinde esas alınmalıdır. Ayrıca, davacının kasten kazanmaktan feragat ettiği miktar ile çalışmamaktan dolayı tasarruf ettiği kısım için, belirlenen zarar miktarından uygun bir oranda hakkaniyet indirimi yapılması gerekir.

Açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde, somut olayda; 13.5.2013 tarihinden yaşlılık aylığı hak ettiği tarihine kadar ayrıldığı işyerinden alması gereken net maaşın esas alınıp, çalışması ile elde ettiği gelir veya kasten elde edilmeyenlerin mahsubu yapılarak yada uygun bir oranda hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle tespit edilecek olan gerçek zarar miktarı esas alınarak; davalıdan tahsiline karar verilecek maddi tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, yukarıda belirtildiği şekilde karar verilmiş olması,usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.

O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın reddine dair kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Dairesi kararının HMK’nın 373/2 maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2017/5304, K. 2019/7894, 24 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-istem
  4. Iı-cevap
  5. Iıı-mahkeme Kararı
  6. A-ilk Derece Mahkeme Kararı
  7. B-bam Kararı
  8. Iv-temyiz Kanun Yoluna Başvuru Ve Nedenleri
  9. V-ilgili Hukuk Kuralları Ve İnceleme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/5304
Karar No
2019/7894
Tarih
24 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/5305 K.2019/7046
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/5305 K.2019/5677
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/5307 K.2019/6059
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/5315 K.2019/5673
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/5318 K.2019/7258
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/5321 K.2019/7553

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.