KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2018/1757 E., 2018/3457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2018
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
......
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 07.06.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirlerden oluşan Kurum zararının 5510 sayılı Yasanın 21. maddesi 1 ve 4. fıkrası uyarınca davalılardan teselsül hükümlerine dayalı olarak tahsili istemine ilişkindir.
HMK. nın 297'nci (HUMK. 388, 389) maddesine göre; hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri ihtiva eder ve hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Mahkemece, iş kazasının meydana gelmesinde sigortalının % 50, davalılardan işveren .......’nin % 50 kusurlu olduğu, işveren kusurunun % 2,5’er oranında olmak üzere toplam % 10’nun diğer davalılar üçüncü kişilere ait olduğunun tespiti ile 5510 sayılı Yasanın 21. maddesine uygun olarak yapılan hesap raporuna itibar edilerek, davacı Kurumun ıslah ile talep ettiği 117.992,02 TL’den 106.192,82 TL'nin kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de hüküm fıkrasında, işveren ve üçüncü kişilerin sorumluluklarının tereddüt yaratmayacak şekilde belirlenmemesi, üçüncü kişilerin harç, vekalet ücreti ve masraflardan sorumlu oldukları miktarın hesaplanmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
.....
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2018/1757, K. 2018/3457, 12 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama