KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2018/502 E., 2018/1795 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2018
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
730 kelime·4 dk okuma
Dava, 07.06.2009 tarihinde vefat eden eşi nedeniyle hak sahibi olarak yurtdışında Türk vatandaşlığında geçen borçlanmaya esas süreleri talep tarihinde Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanabileceğinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İstem
Davacı, yasal izinle Almanya vatandaşlığına geçtiğini ve mavi kart sahibi olduğunu ve eşi ...p'ın Almanya ülkesinde sigortalı olarak çalıştığı süreleri kayıt altına aldırmak amacıyla 1.800 günlük yurt dışı borçlanması talebinde bulunduğunu ancak davalı kurumun talebi kabul etmediğini beyan ederek davalı kurumun ret kararının iptaline ve müvekkili davacının eşinden ötürü hak sahibi sıfatıyla 1800 günlük yurt dışı borçlanması talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-Cevap
Davalı Kurum vekili, Davacının talep tarihi itibariyle Türk Vatandaşı olmaması nedeniyle talebinin yasal olarak kabul edilemeyeceğini, yapılan kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını beyan ederek davacının davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
III-Mahkeme Kararı
A-İlk Derece Mahkeme Kararı
Mahkemece, Mülga 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 29 ve yürürlükte bulunan 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu 28. maddeleri değerlendirildiğinde çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin, Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam edebileceği, davacının da izin suretiyle vatandaşlıktan çıktığı ve 3201 sayılı yasadan yararlanma hakkı olduğu tespit edildiğinden davanın kabulü ile Hatay Sgk il müdürlüğünün 23/02/2016 tarih ve 96612796/2030215/1116698 sayılı red kararının iptaline, davacının hak sahibi sıfatı ile eşi ...'a ait 1800 günlük yurt dışı hizmetlerinin borçlanmasının isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri:
Davalı kurum vekili, istinaf yolu ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
B-Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:
... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 12.10.2017 günlü ilamı ile davalı Kurum tarafından, talep tarihinde Türk vatandaşı olmaması nedeniyle, murisi adına 3201 sayılı Kanuna istinaden yurtdışı borçlanma istemi reddedilen davacının, murisinin Türk vatandaşı olarak yurt dışında çalıştığı 1800 gün süreyi 3201 sayılı Kanun gereğince borçlanma hakkının tespiti istemiyle açılan eldeki davada; davacı ve murisinin İçişleri Bakanlığının 20.07.2005 tarihili ve 2005/29 sayılı izni ile Türk vatandaşlığından çıktığı gözetildiğinde, istemin kabulüne ilişkin kararın usul ve esas yönlerden hukuka uygun olduğu anlaşılmış ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
IV-Temyiz Eden:
Bölge Adliye Mahkemesi Kararı davalı Kurum avukatı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
V-Temyiz Nedenleri:
... Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesince verilen karar, davalı avukatı tarafından, davacı hakkında Türk vatandaşı olmadığı, bu nedenle borçlanma hakkının bulunmadığı gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
V-İlgili Hukuk Kuralları ve Esasın İncelemesi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297’nci maddesindeki; “...taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi uyarınca; hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerektiği nazara alınmaksızın; hükmün gerekçesinde yerinde olarak 403 sayılı Vatandaşlık Kanununun 29'uncu maddesi yasal dayanak olarak gösterildiği halde, hüküm fıkrasında uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan ...
Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29'uncu maddesinin 4'üncü fıkrasının yasal dayanak olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması hükmün infazında tereddüte neden olabileceğinden, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Eldeki davada, Mahkemece, davacının talebinin kabul edilebilir olduğuna dair yaklaşım isabetli ise de hükmün infazında tereddüde meydan verilmeyecek şekilde karar tesis edilmesi gereğinin dikkate alınmaması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2. maddesi gereğince verilen karar, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2018/502, K. 2018/1795, 7 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama