KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2018/6034 E., 2020/2354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2020
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Dava, talep tarihindeki borçlanmaya esas prim üzerinden, yurtdışında Türk vatandaşlığında geçen borçlanmaya esas süreleri talep tarihinde Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanabileceğinin, tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297’nci maddesindeki; “...taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi uyarınca; hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekmektedir.
İstemin Türk vatandaşlığı dönemindeki 3201 sayılı Yasaya göre borçlanmaya esas sürelerin, 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine yönelik olduğu, bu bağlamda, kurulan kabul hükmünün ise, borçlanma hakkının 3201 sayılı Yasanın belirlediği şartları aşmaya sebebiyet verecek ve hükmün infazında tereddüte yol açacak biçimde olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-11.10.2013 tarihli borçlanma başvurusunun davalı Kurum tarafından 12.11.2013 tarihli yazı ile rededilmesi üzerine eldeki davanın 26.05.2014 tarihinde açıldığı ve red yazısının davacıya tebliğ edilmediği gözetilerek talep tarihinden itibaren 6 ay içinde açılmayan iş bu dava yönünden dava tarihindeki prime esas kazanç üzerinden borçlanmaya karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talep tarihindeki prim üzerinden borçlanılmasına karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2018/6034, K. 2020/2354, 12 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama