KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2019/2169 E., 2020/2087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Dava, 07/01/2012 tarihinde sigortalı işçi ... 'ın, davalı ...'in işçisi olarak davalı ...,... Hizmetleri San. A.Ş.'ye ait işyerinde çalışmakta iken davalı şirkete ait forkliftin devrilmesi sonucu oluşan iş kazası nedeniyle kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirlerin ve ödenen tedavi gideri ile geçici işgöremezlik ödeneğinin rücuan tazminine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne kabulüne dair verilen karara karşı davalılar ... Hizmetleri Sanayi A.Ş. vekili ve ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalı ... tarafından sunulmuş olan temyiz başvuru dilekçesi davacı Kuruma usule uygun tebliğ edilmemiştir. İş Mahkemeleri Kanunu’nun 15. maddesinde; 5521 sayılı Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş iken, 6100 sayılı HMK.nun 447. maddesi, mevzuatta yürürlükten kaldırılan 18/06/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan yollamaların, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağını belirtmiştir
Buna göre, 6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 433/1. maddesi gereğince temyiz dilekçesinin hüküm veren mahkeme aracılığı ile karşı tarafa tebliğ edilmesi ve karşı tarafa cevap verme ve karşı temyiz isteminde bulunmak hakkının da tanınması gereklidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 347. maddesi de aynı düzenlemeyi içermektedir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2019/2169, K. 2020/2087, 5 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama