KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2019/3896 E., 2020/2280 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2020
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacının 22.02.2002 tarihinden 13.08.2006 tarihine kadar davalı Apartman Yönetimi nezdinde kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup, Mahkemece, ilk kararda davanın reddine dair hüküm kurulduğu, kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce kararın bozulduğu, bozma kararı üzerine davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine yerel mahkeme kararının yeniden bozulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kabulüne dair verilen eldeki kararda ise;davanın kabulüne denilmek suretiyle 22.02.2002 – 13.08.2006 tarih aralığında kısmi süreli sözleşme ile kuruma bildirilmeyen 342 gün hizmet gününün olduğuna hükmedilmiştir.
Ancak, Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar.
Diğer yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 297. maddesinin 1. fıkrasında, hükmün tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsayacağı belirtilmiş, anılan maddenin 2. fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık,
şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyulmuş ve bozma gereği yerine getirilmiş ise de hüküm tesis edilirken yanılgılı değerlendirme ile 342 günlük hizmet tespitine dair belirlemenin hangi dönemleri kapsadığı hususunda bilirkişi raporundaki dönemler ,gün ve sayıları dikkate alınarak; açıkça yazılmadan hüküm kurulması isabetsiz olup; usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2019/3896, K. 2020/2280, 11 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama