KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2019/4312 E., 2020/4820 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 22. İş Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 1999/9. - 07.06.2007 tarihleri arası kesintisiz çalıştığından bahisle hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespitini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, 12/11/1999 - 31/12/1999 döneminde 49 gün ; 01/01/2000 - 31/03/2000 döneminde 90 gün ; 01/04/2000 - 30/06/2000 döneminde 90 gün ; 01/07/2000- 31/12/2000 döneminde 150 gün
01/01/2001 - 31/04/2001 döneminde 60 gün olmak üzere 439 gün daha sigortalı olarak calıstığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunmaları üzerine esastan redde dair hüküm kurmuştur. Davalı Kurum vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı kurum vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Eldeki davayla ilgili mahkemenin davanın esasına ilişkin kararında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, kabule konu olan “01.07.2000- 31.12.2000 döneminde 150 gün” olmak üzere hizmet tespitine karar verilmiş olmasına karşın, davacıya ait hizmet cetveline bakıldığında 2000/3.döneminde 120 gün bildiriminin olduğu anlaşılmakla 90 gün bildirim dikkate alınmaksızın 150 gün tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2. maddesi gereğince, söz konusu karar düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2019/4312, K. 2020/4820, 23 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama