KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2019/6799 E., 2021/2542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2021
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
232 kelime·1 dk okuma
...
Dava, ödeme emri iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamı incelendiğinde, mahkemece uyulan bozma ilamı sonrası, davacı şirketin usulüne uygun şekilde ihyası sağlanmış olmasına karşılık, dava açılmadan önce şirketin sicilden terkin edilmesi ve aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle, davanın reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Bir önceki bozma ilamında da belirtildiği gibi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile A.Ş.'nin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir.
Belirtilen açıklama ışığında mahkemece, taraf teşkilinin sağlanması nedeniyle, davanın esasına girerek bir karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli karar bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2019/6799, K. 2021/2542, 3 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama