KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2020/1131 E., 2020/4759 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
Dava, ödeme emri iptali istemine istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Her ne kadar, davacının mirasçı olduğundan bahisle değerlendirme yapılarak hüküm kurulmuş ise de; temyiz aşamasında davalı Kurum tarafından yapılan yazışmalardan, davacının, dava dışı şirketin ortağı olduğu gerekçesiyle söz konusu ödeme emirlerinin gönderildiği anlaşılmıştır.
Davacının aynı zamanda zamanaşımı itirazının da bulunduğu işbu davada, ilgili Bölge Adliye Mahkemesince zamanaşımı değerlendirmesi de yapılmak suretiyle mirasın reddedilmesi nedeniyle istinaf isteminin reddine karar verilmiş ise de; davacının dava dışı şirkette ödeme emri dönemlerini de içine alacak şekilde 24.12.2004 tarihinden itibaren ortak olduğu belirgin olup, dava tarihi (22.02.2017) ile ödeme emirlerinin ödeme ve dolayısıyla muacceliyet tarihi dikkate alındığında, 2007/1 ve 2. dönemlerin zamanaşımına uğramadığı belirgindir.
Yukarıda belirtilenler nazarında davanın kısmen kabulüne karar verilip, haksız çıkma tazminatına hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin de buna göre paylaştırılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/1131, K. 2020/4759, 23 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama