KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2020/2785 E., 2020/7230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2020
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak kararında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; 15.10.2009 tarihli iş kazasında sürekli iş göremez durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ile yapılan tedavi masrafları nedeniyle uğranılan Kurum zararının tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanunun 21. maddesidir. Mahkemece verilen karar Dairemizce davalı işverenin teselsül sorumluluğunun 5510 sayılı Yasanın 21. maddesinin 1. fıkrası kapsamında, 3. kişi olan diğer davalı ...’ın teselsül sorumluluğunun 21. maddesinin 4. fıkrası kapsamında ve Daire ilkelerine uygun olarak irdelenmek üzere bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda; davalı işveren ... Mad. Eşy. San. Tic.
A.Ş. yönünden kendi kusur oranı olarak belirlenen %60 oranındaki kusuru karşılığı gelir ile yine %60 kusuru karşılığı olarak tedavi masraflarından, diğer davalı ... ise gelirin yarısının %20 karşılığı,tedavi masrafları yönünden ise yine %20 kusuru karşılığının tahsil edilmesi şeklinde hatalı hesaplama yapıldığı ve bu hesaplama esas alınarak hüküm tesis edildiği görülmüştür. Mahkemece yapılması gereken davalılardan ... Mad. Eşy. San. Tic.
A.Ş.'nin 5510 sayılı Yasanın 21. maddesi 1. fıkrası kapsamında işveren, diğer davalı ...’ın aynı maddenin 4. fıkrası kapsamında üçüncü kişi olduğu gözetilerek, sigortalıya bağlanan gelirden; davalı işverenin sorumluluğunun kendi kusuruna üçüncü kişinin kusurunun yarısının ilavesi suretiyle %70 oranında, üçüncü kişi davalının sorumluluğunun gelirin yarısının toplam kusur olan %80’i oranında olduğu dikkate alınarak hesaplama yapılmasıdır.
Mahkemece bozma ilamlarına uyulması yönünde hüküm tesis edildiği halde, davalıların sorumluluklarının bozma ilamlarında öngörülen ilkeler çerçevesinde ve özellikle değinilen 21. maddenin 1. ve 4. fıkraları gözetilerek belirlenmemesi suretiyle bozma ilamlarının gereğinin usul ve yasaya uygun şekilde yerine getirilmediği görülmüştür. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/2785, K. 2020/7230, 16 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama