İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/4177 K.2024/2460

Taraflar arasında görülen ödeme emrinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2020/4177Karar2024/2460Tarih7 Mart 2024Okuma6 dk · 1.214 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2020/4177 E., 2024/2460 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mart 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2017/136 E., 2019/170 K.
Karar
Kısmen kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.214 kelime·6 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasında görülen ödeme emrinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı şirketin borçları nedeniyle Kurum tarafından 2007/22393-22392, 2008/11980-11981, 2010/11938-11939 ve 11940 takip no.lu ödeme emirlerinin 24.06.2015 tarihinde davacının babası ...'a tebliğ edildiğini, takibin kesinleştiğinden bahisle davacının yurt dışında çalıştığı üniversitenin Ankara’da bulunan merkezine 18.08.2015 tarihinde 55.000 TL’lik maaş haczi gönderildiğini, oysa davacının ikametgahının yurt dışı olduğunu,

ayrıca 12.09.2008 - 24.11.2009 tarihleri arasında %10’luk hisse ile ortak olduğu şirketteki tüm hisselerini 12.09.2008 tarihinde şirketteki ... ve.....'ye eşit şekilde devrederek ortaklıktan ayrıldığını ileri sürerek, usulsüz olarak yapılan tebligat ve usulsüz yapılan haciz ile davacının maaşına konulan haczin kaldırılmasına, haksız yere yapılan takip nedeniyle %10 tazminatın davalıdan tahsiline ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP

Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi hükmüne göre ödeme emrine süresi içinde itiraz edilmediğini, borcun idari anlamda kesinleştiğini, itirazı kabul etmediklerini, davacıya daha önce tebligat yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemenin 23.02.2016 tarih ve 2015/389 E. - 2016/29 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 02.03.2017 tarih ve 2016/8923 E. - 2017/1595 K. sayılı ilamı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya 2007/22393-22394, 2008/11980-11981, 2010/11938-11939,11940 no.lu ödeme emirleri gönderildiği, borcun 2008/1-12, 2009/1-11, 2006/9-12, 2007/1-12, dönemlere ilişkin prim, işsizlik sigortası primi, damga vergisi borçları olduğu, dava dışı limited şirkette 29.09.2008-09.12.2009 tarihleri arasında hisse sahibi olduğu,

30.08.2011tarihinden itibaren yurt dışında ikamet ettiği, ödeme emrinin 24.06.2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, Mahkemece, ödeme emirleri tebligatının usulsuz olduğu gerekçesiyle ödeme emirlerinin iptali kararı yerinde olduğu ancak,

6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar hükmü gereği bu hususta araştırma yapılmadan şirkette hisse sahibi olduğu dönem borçlarından sorumlu tutulamayacağı şeklinde menfi tespit oluşturacak kesin hüküm niteliğinde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 17.05.2019 tarih ve 2017/136 E. - 2019/170 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edildiği, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu esas alınarak,

Davanın kabul ve kısmen reddine, Kurum tarafından 19.06.2015 tarihli davacıya gönderilen 2007/22393, 2007/22394, 2008/11980, 2008/11981 numaralı ödeme emirlerinin iptaline,

2010/011938, 2010/011939, 2010/011940 takip numaralı ödeme emirlerinden ise davacının toplam 13.686,09 TL'den %10 hissesi oranında sorumlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, vekalet ücreti yönünden kurulan hükme de itiraz ettiklerini belirterek, kararın temyizen bozulmasını istemiştir.

2.Davalı SGK Başkanlığı vekili; kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, borç idari anlamda kesinleştiğinden davanın tümden reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptaline ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu, 6183 sayılı Kanun'un 35, mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanun'un 80 inci ve bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinde düzenlenmiştir.

506 sayılı Kanun'un 80/12 nci maddesi, “Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu Kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmünü öngörmüş, 5510 sayılı Kanun'un 88/20 nci maddesi de bazı farklar dışında anılan maddeye paralel düzenleme getirmiş olup,

“Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmünü öngörmüştür.

6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde ise “Limited şirket ortakları şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar” hükmü öngörülmüş iken,

öngörülen istisnaları dışında 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki 04.06.2008 tarih 5766 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ile 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde yer alan “Şirketten tahsil imkanı bulunmayan” ibaresi şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan” şeklinde değiştirilmiştir.

Aynı maddeye, “Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden, birinci fıkra hükmüne göre, müteselsilen sorumlu olurlar. Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda, pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde, bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu olurlar.” şeklinde fıkralar eklenmiştir.

2.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).

Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

3. Değerlendirme 1.İnceleme konusu eldeki davada, her ne kadar Mahkemece bozmaya uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediğinden hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

2.Somut olayda, davacının, dava dışı şirketin prim borçlarından sorumluluğuna ilişkin olarak Mahkemece yapılan araştırma yetersiz olduğu gibi, haciz tarihi itibariyle tebliğ edilen ve kesinleşen ödeme emrinin bulunmadığından, buna bağlı olarak haczin kaldırılması hususunda değerlendirme yapılmaması isabetsiz bulunmuştur.

3.Mahkemece yapılacak iş; davaya konu ödeme emirlerinden dolayı davacının sorumlu olduğu dönemlerin belirlenmesi yönünden, dava dışı şirketteki ortaklık durumuna ilişkin ortaklığının hangi tarihte başladığı, temsil ve ilzama yetkili olup olmadığı ayrıntılı araştırılmalı, bu kapsamda şirket kayıt ve defterleri ile hisse devirlerine ilişkin sözleşmeler getirtilip irdelenmeli ve davacının hissesi oranında sorumlu olduğu tutarlar saptanmalı, ayrıca haczin kaldırılması yönünden de değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/4177, K. 2024/2460, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.mahkeme Kararı
  6. Iv.bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V.temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/4177
Karar No
2024/2460
Tarih
7 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/4189 K.2024/2461
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4288 K.2024/3662
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/4298 K.2024/16091
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4307 K.2024/2974
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4318 K.2024/4025
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4328 K.2024/2828

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.