KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2020/6363 E., 2021/8982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
1.125 kelime·6 dk okuma
İş kazası sonucu sigortalının sürekli iş göremezliği nedeniyle davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak ilâmda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı ve davalılardan... ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. avukatınca istenilmesi ve davalılardan... ... İnşaat San. ve Tic. Ltd.
Şti. avukatı tarafınadan duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24/06/2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı... ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ve diğer davalı ... adına gelen olmadı. Davacı adına Av. ... geldi.
Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplerle, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacı vekilinin tüm, davalı... ... İnş San ve Tic. Ltd Şti vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Somut olayda mahkemece verilen 04.06.2013 tarihli bir önceki kararda davacı lehine 42.527,18 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/12/2005 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından davalı lehine takdir edilen manevi tazminat ret vekalet ücreti yönünden, davalı... ... İnş. San. ve Tic. Ltd.
Şti. vekili tarafından ise tavzihle taraf sıfatının değiştirilemeyeceği, maddi tazminat hesabının hatalı olduğu, manevi tazminatın fazlalığı ve İsviçre Sigorta A.Ş.’den ödeme alıp almadığının tespiti yönünden temyiz edildiği.
(Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 25.11.2013 tarih ve 2013/14917 E- 2013/21704 K ile “öncelikle davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na başvurarak ATK 3. İhtisas Dairesince iş bu dosyada tespit olunan sürekli iş göremezlik oranına göre iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması noktasında önel vermek, sigortalının ATK 3. İhtisas Dairesince tespit olunan bu maluliyetinin Kurum tarafından kabul edilmemesi halinde ise bu kez Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve İşvereni aleyhine sürekli iş göremezlik oranının tespiti davası açması için davacıya ayrıca önel vererek,
tespit davasını bu dava için bekletici mesele yapmak tüm delilleri bir arada değerlendirerek sonucuna göre karar verilmesi” yönünden bozulduğu bozmaya uyan mahkemece davacının daha önceki hükmü maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden temyiz etmemiş olması nedeniyle davalı şirket lehine oluşan usuli kazanılmış hakka riayet etmeksizin iş bu son kararda 80.075,64 TL maddi tazminat ile 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/12/2005 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş davacının mahkemece verilen bir önceki kararı maddi ve manevi tazminatın azlığı yönünden temyiz etmediğini dikkate alarak, ancak iş bu temyize konu son kararı da davalı ...’ın temyiz etmemiş olduğunu da gözeterek davalı ...’ı son hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarından, davalı şirketi ise iş bu tazminat miktarları içinde lehine oluşan kazanılmış hak çerçevesinde mahkemece verilen ilk kararda hükmedilen miktarlarla sınırlı olacak şekilde müştereken ve müteselsilen sorumlu tutmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı... ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzelterek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/6363, K. 2021/8982, 24 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama