İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/7289 K.2021/1705

İş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin ilâmında yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde…

Esas2020/7289Karar2021/1705Tarih16 Şubat 2021Okuma6 dk · 1.257 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2020/7289 E., 2021/1705 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Şubat 2021
Mahkemesi
Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.257 kelime·6 dk okuma

İş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin ilâmında yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde davalılardan Kurum, ... ve ... avukatlarınca temyiz edilmesi ve davalı ... avukatı tarafından duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.02.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden adına gelen olmadı. Diğer taraf adına da gelen olmadığından duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Davalı ... vekilinin temyizi yönünden; davalı vekilinin 25.04.2019 tarihli dilekçesiyle temyiz isteğinden feragat ettiğini bildirdiği ve buna ilişkin vekaletnamede yetkisinin bulunduğunun anlaşılması karşısında, temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle reddine,

2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı SGK ve ... vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

3-Dava iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Bu davalarda amaç SGK tarafından karşılanmayan sigortalı zararının işveren ve/veya zarara sebep olan diğer ilgililer tarafından tazmininden ibaret olup, kurumun zararı meydana getiren olay üzerinde bir etkisi olmaması nedeniyle davada pasif dava ehliyeti (husumeti) bulunmamaktadır.

Eldeki davada, karar başlığında her ne kadar SGK davalı olarak gösterilmiş ise de; dava dilekçesinde Kurumun davalı olarak gösterilmediği, yargılamanın devamında mahkemenin 06.11.2013 tarihli ara kararı gereğince maluliyet tespit işlemlerinin kurumun hak alanını ilgilendirdiğine işaret edilerek kurumun re’sen davaya dâhil edildiği, anlaşılmaktadır.

Bu açıklamalar doğrultusunda, SGK aleyhine usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı, mahkemenin HMK 124 ve 125. madde hükümleri saklı kalmak üzere davanın taraflarında değişiklik yapamayacağı hususu da dikkate alındığında, mahkemece SGK’ya karşı ara karar gereği yapılan işlemin ihbar niteliğinde sayılması gerektiği gözetildiğinde, karar başlığında davalı olarak gösterilen SGK’nun taraf sıfatının “ihbar olan” olarak düzeltilmesi, leh ve aleyhine de yargılama giderine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde SGK’nun karar başlığında davalı olarak gösterilmesi hatalı olmuştur.

4-Öte yandan mahkemece, davalılar ile davacı arasında hizmet akdi- istisna akdi ilişkisinin oluşup oluşmadığı yeterince irdelenmemiştir.

Uyuşmazlık taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinde toplanmaktadır.

Davalılar ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin hizmet akdi – istisna akdi olup olmadığı, istisna akdinin şartlarının oluşup oluşmadığı saptanmalıdır.

5510 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre; hizmet akti ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı sayılırlar. Söz konusu Kanunda “hizmet akdi” tarifine yer verilmemiş, yalnızca Borçlar Kanununda tanımlanan hizmet akdi ve iş mevzuatında tanımlanan iş sözleşmesine atıfla yetinilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 8’inci maddesinde iş sözleşmesi (hizmet akdi) tanımlanmış, olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı mülga Borçlar Kanununun 313 – 354'üncü maddelerinde de bu konuda düzenlemeler yapılmıştır.

Borçlar Kanununda anılan sözleşme, “Hizmet akdi bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeği taahhüt eder.” şeklinde tanımlanmış, aksine hüküm bulunmadıkça, hizmet akdinin özel şekle tabi olmadığı belirtilmiş, ücretin, zaman itibarıyla olmayıp yapılan işe göre verilmesi durumunda da işçinin belirli veya belirsiz bir zaman için alınmış veya çalışmış olduğu sürece akdin “parça üzerine hizmet” veya “götürü hizmet” altında varlığını koruduğu açıklanmıştır.

Baskın olan bilimsel ve yargısal görüşlere göre, hizmet akdinin ayırt edici ve belirleyici özelliği, “zaman” ile “bağımlılık” unsurlarıdır. Zaman unsuru, çalışanın iş gücünü belirli veya belirsiz bir süre içinde işveren veya vekilinin buyruğunda bulundurmasını kapsamaktadır ve anılan sürede buyruk ve denetim altında (bağımlılık) edim yerine getirilmektedir.

Bağımlılık ise, her an ve durumda çalışanı denetleme veya buyruğuna göre edimini yaptırma olanağını işverene tanıyan, çalışanın edimi ile ilgili buyruklar dışında çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte bir bağımlılıktır.

5510 sayılı Kanunun 12'nci maddesinin birinci fıkrasında işveren aynı Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında sigortalı sayılan kimseleri çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar olarak tanımlanmış olup, hizmet akdi tanımı ile hizmet akdine tabi olarak çalıştıran kimse içiçe geçerek belirlenecek hususlardır.

Borçlar Kanunu'nun 313. maddesinde hizmet akdi, “Hizmet akti bir mukaveledir ki, onunla işçi muayyen ve gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeyi taahhüt eder” şeklinde tarif edilmiştir. Hizmet akdinden söz edebilmek için belirli bir işin, işverene bağımlı olarak çalışma karşılığında bir ücret mukabili yapılması gerekmektedir.

Borçlar Kanunu'nun 355 ve 356. maddelerinde düzenlenen istisna akdinde ise “belirli bir işin belirlenen bedel mukabilinde işverenin mesai kısıtlamasına tabi olmadan yapılıp veya başkalarına yaptırılıp teslim edilmesi” söz konusudur. Hizmet akdinde sürdürülen ve devam eden hizmet, istisna akdinde ise, işten hasıl olacak sonuç önemlidir.

Eldeki davada, dava harici ... ve ... adına tapuda ½’şer hisse ile kayıtlı olan ve yapı kullanma izin belgesi de aynı kişiler adına düzenlenmiş bulunan bina inşaatının, dış cephe alüminyum profil ile cam giydirme, kompozit kaplama ve izolasyon işinin 05/06/2006 tarihli istisna sözleşmesi ile davalı ...’a verildiği,

davacının davalı ... işçisi olarak çalışırken işin tamamlanmasına müteakiben olay günü olan 17/11/20006 tarihinde binada açılması istenen pencere için dış cephe kaplamasında yapılmaya çalışılan değişiklik esnasında davacının yüksekte çalışması sırasında iş güvenliği önlemlerinin alınmamış olması nedeniyle yüksekten düşmesi neticesinde iş kazası geçirdiği anlaşılmaktadır.

SGK Müfettişi tarafından düzenlenen 23.05.2007 tarihli raporda işverenin ... olduğu tespit edilmişken; dosyada bilirkişi heyetinden alınan 28.07.2017 tarihli raporda davalı ...’ın asıl işveren olarak kabul edilmek suretiyle olayın gerçekleşmesinde %20, davalı ...’ın da alt işveren olarak kabul edilmek suretiyle %60 kusurlu kabul edildiği, davacıya da %20 oranında kusur verildiği somut olayda davalı ... ile davalı ... ve giderek davacı arasındaki ilişkinin yeterince açıklığa kavuşturulmadan anılan bilirkişi raporuna itibarla karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, bina inşaatının kaza öncesi ve sonrası itibariyle yapı inşaat ruhsatlarının, iskan izinlerinin, bina yapı mülkiyetlerini gösterir kayıtların dosya arasına getirtilerek, davalı ... ile ... arasındaki işin asıl- alt işveren ilişkisi mi yoksa istisna (eser) akdi mi olduğunun irdelenmesi, ayrıca bu kapsamda davalı ...’ın, oğulları olduğu anlaşılan Atilla ve Fatih Sayan ile iş bu bina inşaatının yapılması noktasındaki ilişkilerinin irdelenerek, aralarındaki ilişkinin bir vekalet ilişkisi mi yoksa vekaletsiz iş görme ilişkisi mi olduğu gözetilerek sonucuna göre davalı ...’ın sorumluluğu konusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.

5- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 04.02.1948 gün ve 1948/10 Esas, 1944/3 Karar sayılı kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün bulunmadığından ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı, 06.05.2016 tarihli kararında bozmadan sonra ıslah yapılması halinde davanın tamamen değiştirilmesi imkânı ortaya çıkacağı ve bunun da kargaşalara, bitmeyen davalara neden olacağı, bozma kararı sonrasında ıslah yapılamayacağı ve 04.02.1948 tarihli 1948/10 Esas, 1944/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının değiştirilmesinin gerekmediği belirtilmiştir.

Eldeki davada, davacının dava dilekçesinde 10.000,00 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, mahkemece verilen 10/02/2010 tarihli kararın 21. Hukuk Dairesinin 17/05/2012 tarih ve 2010/14242 E.- 2012/8406 K. sayılı ilamıyla bozulduğu, bozmadan sonra yapılan yargılamada davacı vekilin 09/08/2018 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini neticeten 81.639,29 TL’ye artırdığı, yerel mahkemece temyize konu kararda bozmadan sonra ıslaha itibarla maddi tazminatın tamamının hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.

Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş; bozmadan sonra ıslahı mümkün kılan 28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanunun 18. maddesi ile 6100 sayılı HMK’nun 177. maddesinin 2. fıkrasına eklenen düzenlemenin ıslahın yapıldığı 09/08/2018 tarihi itibariyle yürürlükte olmadığı da gözetilerek, yukarıda işaret olunan YİBK kararları gereğince ıslahın hükümsüz olduğu gözetilerek itibar edilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde ıslaha itibarla karar verilmesi de hatalı olmuştur.

Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davalı SGK ve ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve yerel mahkeme hükmü bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ... ve ...’a iadesine, 16/02/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/7289, K. 2021/1705, 16 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/7289
Karar No
2021/1705
Tarih
16 Şubat 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/7290 K.2021/881
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2020/7291 K.2021/3772
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/7291 K.2021/1197
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2020/7293 K.2021/2095
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2020/7295 K.2021/1776
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2020/7295 K.2021/831

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.