KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2020/9472 E., 2021/7992 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2021
- Mahkemesi
- Konya 4. İş Mahkemesi
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, sigortalının hak sahiplerine bağlanan sürekli iş göremezlik geliri vefat öncesi sigortalı adına yapılan tedavi giderlerinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanunun 21/1. ve 21/4. maddesidir.
5510 sayılı Kanunun 21. maddesinin ilk fıkrasında, iş kazası, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir davranışı sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği belirtilmiş olmakla, anlaşılacağı üzere işverenin rücu alacağından sorumluluğu belirlenirken, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile yargılamada yöntemince hesaplanacak gerçek (maddi) zarar karşılaştırması yapılıp düşük (az) olan tutarın hükme esas alınması gerekmektedir.
Hükme esas alınan hesap raporunda hak sahiplerinde kız çocuğu ... için hesaplanan gerçek zararın, bağlanan gelirden daha az olması nedeniyle gerçek zararın esas alınması gerekirken hatalı olarak ilk peşin sermaye değerinin esas alınması suretiyle sorumlu olunan meblağın belirlenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/9472, K. 2021/7992, 9 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama