KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2021/13184 E., 2023/762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2939 E., 2021/1979 K.
- Dava tarihi
- 17.11.2018
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- ... Anadolu 6. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/602 E., 2021/562 K.
Karar Metni
1.305 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; iş kazası nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminat, 60.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere, toplam 61.00,00 TL tazminatın kaza tarihleri olan 10.06.2009 tarihihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı vekili 16.10.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat yönünden taleplerini arttırmak suretiyle bilirkişi raporu doğrultusunda 108.844.58 TL maddi tazminatın iş kazası tarihinden (10.06.2009) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile davalı işyerinde tüm önlemlerin alındığı, davacıya eğitimlerin verildiği, kişisel koruyucu donanımların teslim edildiği, kaza olayının davacının kendi kusurundan kaynaklandığı beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile; 1-Net 108.844,58 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Net 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili katılma yoluyla sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin davacıya %10 kusur ve %13,10 maluliyet oranları üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının kusursuz olduğunu, maluliyetinin ise daha fazla olduğunu, Mahkemece tespit edilen kusur ve maluliyet oranları üzerinden yapılmış maddi tazminat hesaplamasını kabul etmediklerini, manevi tazminat miktarının az olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile kusur dağılımının hatalı yapıldığını, hesaplamada ve özellikle pasif dönem hesabında hata yapıldığını, davacının meslekte kazanma güç kaybı oranı olarak kabul edilen %13,1 oranı, %60’ın altında kaldığı, bu durumda ise 60 yaş sonrası pasif dönem için zarar hesabı yapılmasına hukuken olanak bulunmadığını, hükmolunan manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının ıslah ettiği kısmın zamanaşımına uğradığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1. ...Davacının yaralanması ile sonuçlanan olayda sağlık kurulunun raporunda davacının 06.03.2019 tarihine kadar davacının maluliyet oranının %17, 06.03.2019 tarihinden sonra %13,1 oranında maluliyete uğradığı ve başkasının sürekli bakımına muhtaç olmadığı tespit edilmiştir.Kusur durumunun tespiti için alınan raporlarda davalının %90 oranında, davacı işçinin de %10 oranında kusurlu olduğu açıklanmıştır.
2. Mahkemece alınan ve davacının karşılanmamış zararını belirleyen bilirkişi tarafından yaş, bakiye ömür, ücret, işlemiş kazanç dönemi geliri, iskontolu kazanç dönemi geliri ve emeklilik geliri, maluliyet oranı ve kusur durumları gibi tazminat unsurları gözönüne alınmış, SGK tarafından ödenen ödeneğinin raporda düşülerek maddi tazminat belirlendiği görülmüştür. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada hata olmadığı tespit edilmiştir.
3. Davacı taraf istinaf dilekçesinde maluliyet oranına itirazda bulunsada ıslah dilekçesinde açıkca maluliyete itiraz etmediği, bu hususun davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak teşkil edeceği tespit edilmekle davacının bu yöndeki istinaf tabelinin yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
4. Kusur bilirkişisinden alınan raporda kazada davalının %90 oranında, davacı işçinin de %10 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği görülmekle bu kusur raporunun gerekçeli, açıklayıcı ve olaya uygun olduğundan hükme esas kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
5. Davacı tarafça davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve tüm alacak kalemleri yönünden zamanaşımının dava tarihi itibariyle kesildiği sabit olduğundan, davalı vekilince ileri sürülen ıslaha yönelik zamanaşımı itirazının mahkemece nazara alınmamasında isabetsizlik bulunmayıp, davalı vekilinin bu yöndeki istinafının haklı olmadığı anlaşılmıştır.
6. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370)
7. Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarları dosya kapsamına uygundur. Tarafların bu konudaki istinaf sebebleri yerinde değildir.
8. Sonuç olarak; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile re'sen bakılacak kamu düzenini ilgilendiren hususlar dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla tarafların istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir" gerekçesine dayalı olarak; "Davalının ve davacının istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin, davacıya %10 kusur ve %13,10 maluliyet oranları üzerinden karar verilmesini kabul etmediklerini, davacının kusursuz olup, maluliyetinin ise daha fazla olduğunu, bu oranlar üzerinden yapılan maddi tazminat hesaplamasını kabul etmediklerini, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bir miktar olmayıp oldukça düşük olduğunu beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile maluliyeti %60’ın altında olan davacı için pasif dönem için zarar hesaplaması yapılmasının hatalı olduğunu, kusur dağılımının hatalı olduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğunu, zamanaşımı itirazlarının da dikkate alınmadığını beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde zarara uğrayan davacının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri
3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110, 362, 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davacı ve davalı ... vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz istemi yönünden, Eldeki dava dosyasında, davacının 60.000 TL manevi tazminat isteminde bulunduğu, Mahkemece davacının bu talebi hakkında kısmen kabul ile 20.000 TL manevi tazminatın hüküm altına alındığı anlaşılmakla temyizen incelenen tazminat hükmünün; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
3.Davacı ve davalı ... vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz istemi yönünden, Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,
2.Taraf vekillerinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz istemlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgililerden alınmasına,
...
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/13184, K. 2023/762, 26 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama