İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/3428 K.2021/13822

Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi No : 2020/1342-2020/2217

Esas2021/3428Karar2021/13822Tarih10 Kasım 2021Okuma7 dk · 1.498 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2021/3428 E., 2021/13822 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Kasım 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.498 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi No : 2020/1342-2020/2217

İlk Derece Mahkemesi : Manavgat İş Mahkemesi No : 2017/372-2019/901

Dava, davalı işverence bildirilmeyen sürelerin tespiti ile sigortalılık sürelerinin aidiyeti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf avukatlarınca istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I-İSTEM

Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin 2002 yılının Ocak ayının son gününde eczacı kalfası olarak çalıştığı işyerinden ayrıldığını, aradan 20 gün bir süre geçmeden davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığını, ancak davalının işyerine girişinin aylar sonra 11/05/2002 tarihinde bildirildiğini, emeklilik işlemleri yaptırmak istediği sırada öğrendiğini, bu işyerinde 25/04/2005 tarihine dek kesintisiz çalışmasına rağmen 1 ay prim yatırıp 3 ay yatırılmaması sebebiyle 610 gün kadar primin yatırılmadığının ortaya çıktığını beyanla, eksik yatan primlerin davalı işverence tamamlattırılmasını talep ve dava etmiştir.

II-CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinin 23/03/2002 tarihinde vergi levhası çıkartarak işe başladığını, davacının 15/05/2002 tarihinde işe giriş yapılarak çalışmaya başladığını, 21/04/2005 tarihinde iş akdinin sona erdiğini, müvekkilinin, davacının çalıştığı süre boyunca primlerinin eksiksiz olarak kuruma bildirdiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini ve davanın reddinin gerektiğini, davacının sicil numarasının kaydedilirken bazı dönemlerde 0701199917513 sicil nosunun, bazı dönemlerde 0000099917513 sicil nosunun girildiğini, davanın hizmet tespiti değil aidiyet davası olması gerektiğini beyan etmiştir.

Feri müdahil SGK vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III-MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, “...SGK tarafından gönderilen kayıtlara bakıldığında davalıya alt 1067157.07 sicil sayılı eczane işi işyerinden Kuruma verilen 2002/2-3, 2003/1-2-3, 2004/1. Dönemlerine ait 4 aylık dönem bordroları ile 2004/5-2005/4 arasındaki APHB'lerinin bir kısmında davacının sigorta sicil no.sunun 0701199917513 bir kısmında davacının sigorta sicil no.sunun ... olarak yazıldığı, dönem bordroları ile APHB’lerinde Kuruma bildirilen davacının sigortalı çalışmaların davacıya ait 11.07.2017 tarihli hizmet döküm cetvelinde görünmediği anlaşılmıştır.

Davacı taraf 2002 yılının Ocak ayının son gününde eczacı kalfası olarak çalıştığı işyerinden ayrıldığını aradan 20 gün geçmeden davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığını ileri sürmekte olup her ne kadar davalıya ait 1067157.07 sicil sayılı eczane işi işyeri 11.05.2002 tarihinde Yasa kapsamına alınmış olup davalı taraf vergi kaydının 23.03.2002 tarihinde başladığını ileri sürmekte ise de, davalıya ait eczane ruhsatnamesinden Haziran/1996 tarih ve 4822 numaralı eczacı diplomasına haiz olan Ecz. Nurhan Ünal’a Nurhan isminde eczane açmasına 27.02.2002 tarihinde müsaade edildiği anlaşılmaktadır.

20.02.2002 tarihinden davacının işe girişinin yapıldığı 11.05.2002 tarihine kadar olan dönem yönünden davacının davalıya ait eczanede çalıştığına dair dava dosyası içerisinde bilgi ve belge bulunmadığı gibi yargılama sırasında dinlenilen tanıklar da davacının davalıya ait eczanede çalıştığını beyan etmelerine karşılık bu çalışmasının başlangıç tarihi konusunda acık ve net bir beyanda bulunmadıklarından 20.02.2002-11.05.2002 tarihleri arasındaki dönem yönünden davacının talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

11.05.2002-25.04.2005 tarihleri arasında kalan dönem yönünden ise; davalı tarafından Kuruma verilen dönem bordroları ile APHB’lerinden davacının 11.05.2002-25.04.2005 tarihleri arasındaki sigortalı çalışmalarının tam olarak bildirilmesine rağmen 2 farklı sigorta sicil no.su ile bildirildiğinden davacının hizmet döküm cetvelinde 2002/9-10-11-12, 2003/5-6-7-8-9-10-11-12, 2004/1-2-3-4-6-7.

Aylarına ait sigortalı çalışmalarının görünmediği, farklı sicil numarası ile bildirildiğinden bu çalışmalarının bir kısmının Kurum tarafından davacıya mal edilmediğinin anlaşıldığı, oysa ki Kurum tarafından dava dosyasına gönderilen ve davalı tarafından Kuruma verilen 2002/3., 2003/2-3, 2004/1.

Dönem bordroları ile 2004/6-7 APHB’lerinde davacının sigortalı çalışmalarının Kuruma bildirildiği açıkça görülmekte olup, yargılama sırasında dinlenilen tanıklar da davacının davalıya ait eczanede çalıştığını beyan ettiklerinden davacının 2002/ 9. ayında 30 gün, 10. ayında 30 gün, 11. ayında 30 gün, 12. ayında 30 gün, 2003/5. ayında 30 gün, 6. ayında 30 gün, 7. ayında 30 gün, 8. ayında 30 gün, 9. ayında 30 gün, 10. ayında 30 gün, 11. ayında 30 gün, 12. ayında 30 gün, 2004/1. ayında 30 gün, 2. ayında 30 gün, 3.ayında 30 gün, 4. ayında 30 gün, 6. ayında 30 gün,

7. ayında 30 gün olmak üzere toplam 540 gün süre ile davalıya ait 1067157.07 sicil sayılı eczane işi iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespiti ile bu sürelerin davacı adına mal edilmesine (aidiyetine) karar vermek gerekmiş ...” gerekçesiyle, “Davacının davasının kısmen kabulü ile;

1-Davacının 2002/ 9. ayında 30 gün, 10. ayında 30 gün, 11. ayında 30 gün, 12. ayında 30 gün, 2003/5. ayında 30 gün, 6. ayında 30 gün, 7. ayında 30 gün, 8. ayında 30 gün, 9. ayında 30 gün, 10. ayında 30 gün, 11. ayında 30 gün, 12. ayında 30 gün, 2004/1. ayında 30 gün, 2. ayında 30 gün, 3.ayında 30 gün, 4. ayında 30 gün, 6. ayında 30 gün, 7. ayında 30 gün olmak üzere toplam 540 gün süre ile davalıya ait 1067157.07 sicil sayılı eczane işi iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespiti ile bu sürelerin davacı adına mal edilmesine (aidiyetine) 2-Davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine,...”karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya ait eczanenin işe başlama tarihi olarak 23/03/2002 olduğu bildirilmişse de eczane açma izninin 27/02/2020 olduğunun anlaşıldığını, turizm bölgesinde sabah 07:30'dan gece yarısı 00:30 - 01:00 saatlerine kadar açık olana bir eczanede yabancı dil de bilmeyen eczacının hem de tek başına çalışmış olmasının beklenemeyeceğini, resmi kayıtlarda eczanede 11/05/2002 tarihine kadar çalışan gözüktüğünü, iyi derecede almanca ve az derecede ingilizce bilen müvekkilinin eczanenin açılışından itibaren bilfiil eczanede çalıştığını,

iddia ettikleri gibi şubat ayının ortalarında çalışmaya başladığı olgusu eczane açma izni tarihi ile de örtüştüğünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak hizmetinin bu tarihten itibaren aksi görüş var ise işe başlama tarihi olan 23/03/2002 tarihinden itibaren tespit edilerek davanın reddedilen kısmı yönünden de bu yönde karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin usul ve yasanın kendisine yüklediği sorumlulukları gereği gibi yerine getirdiğini ve davacının işe başlangıç tarihini, çalıştığı süre boyunca prim ve alacaklarını, işten çıkış tarihini eksik olarak diğer davalı kuruma bildirdiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinin sabit olduğunu, kendisine hiçbir kusur atfedilemeyeceğinden müvekkilinin davanın tarafı olmadığının kabulü gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Fer'i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davalarının kamu düzenine yönelik olduğundan re'sen incelemeye tabi olduğunu, çalışma olgusunun hiçbir kuşkuya yol açmayacak şekilde somut ve inandırıcı yazılı belgelerle ortaya konması gerektiğini, müvekkili kurumun herhangi bir kusur veya ihmalinin olmadığını, davanın açılmasına müvekkili kurumun sebebiyet vermediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesi, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin Hukuk Mahkemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar vermiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ

Taraf vekilleri istinaf başvuru dilekçeleri içeriklerini tekrarla kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME

Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1' inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesidir. Bu tür aidiyet ve tespit davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için, işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadır. Vazgeçilemez ve devredilemez nitelikteki temel haklardan olan sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesine yönelik tespit ve aidiyet davalarının kamu düzenine ilişkin davalardan olduğu gözetilerek, davacının iddiasının gerçekliğinin resen araştırma ile saptanması gereklidir.

Eldeki davada ise, davalı Kurumdan celp edilen 2002/2-3,2003/1-3,2004/1. ile 2004/5-12. aylar arasındaki dönem bordrolarından 2002/2-3.dönem, 2003/2. dönem ve 2004/6. aya ait bordrolarda Davacının ad ve soyadının yanında sigorta sicil numarası olarak 00000099917513 no. yer alırken,diğer gelen bordrolarda ise davacının hizmet döküm cetvelinde sicil numarası olarak gösterilen 0701199917513 sicil no.sunun yer aldığı,ancak Mahkemece 00000099917513 sicil no.sunun davacıya ya da başka bir sigortalıya ait olup olmadığının araştırılmadığı, davalı eczane işyeri ruhsat tarihinin 27.02.2002 olup ruhsat adresinin “...sok. .../...” olduğu,

öte yandan Kurum nezdinde işlem gören ve 11.05.2002 tarihinde Kanun kapsamına alınan 7157 sicil sayılı işyeri adresinin ise “...../...” olduğu, buna göre işyerinin hangi tarihler arasında hangi adreste faaliyet gösterdiği ayırımı yapılmadan dinlenen komşu işyeri tanıkları ile davacı ve davalı tanık anlatımlarına itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olup, velilen karar gerek hizmet tespiti gerekse aidiyet hususunda eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

Mahkemece, davacının 000000999..... sicil no.sundan bildirimlerinin davacıya aidiyeti usulüne uygun bir şeklide araştırılmalı, bu hususta kuruma verilmiş dönem bordrolarında kayden çalışması görünen bordro tanıkları dinlenmeli, davacının çalışma iddiasına konu sürelerde adına bildirim yapılan kişilerin adresleri tespit edilerek bu kişilerin konuya ilişkin ayrıntılı beyanları alınmalı ve bu işyerinde çalışıp çalışmadıkları hususu açıklattırılmalı, böylece, çalışmaların gerçekte kime ait olduğu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmalı,

öte yandan işyerinin dava dönemi içinde faaliyet gösterdiği adresler kesin şekilde belirlenerek buna göre komşu işyeri olduğu usulüne uygun belirlenen komşu işyeri sahipleri ve bordrolu çalışanları da dinlenmek suretiyle, çalışmaların gerçekte kime ait olduğu ve filli olup olmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmalı, toplanan tüm kanıtları birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/3428, K. 2021/13822, 10 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-istem
  4. Iı-cevap
  5. Iıı-mahkeme Kararı
  6. A-ilk Derece Mahkeme Kararı
  7. B-bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. Iv-temyiz Kanun Yoluna Başvuru Ve Nedenleri
  9. V-ilgili Hukuk Kuralları Ve İnceleme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3428
Karar No
2021/13822
Tarih
10 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/3429 K.2021/11874
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/3429 K.2021/13198
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/3430 K.2021/11940
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/3430 K.2021/7163
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/3431 K.2021/13712
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/3432 K.2021/15165

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.