KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2021/4659 E., 2022/9953 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2022
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- ... 5. İş Mahkemesi
Karar Metni
1.549 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davalılar...ve ...yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalılar...ve ...yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
Dosya kapsamından hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda davacının geçici iş göremezlik dönem zararının 1.136,14 TL olarak tespit edildiği, davacının toplam sürekli iş göremezlik dönem zararı olan 274.050,62 TL’nden davacı kusuruna isabet eden kısmın dışlanması için bu tutarın %80’i alınırken matematiksel hata yapılarak 216.840,49 TL sonucuna ulaşıldığı, hesaplanan zarar tutarından davacıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerinin tamamının tenzil edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının geçici iş göremezlik dönem zararı 1.136,14 TL olarak tespit edildiği halde bu istemin reddine karar verilmesi hatalı olduğu gibi, davacının toplam sürekli iş göremezlik dönem zararı olan 274.050,62 TL’nin %80’i 219.240,49 TL olarak bulunması gerekirken 216.840,49 TL sonucuna ulaşılması da doğru değildir. Ayrıca 5510 sayılı yasanın 21/4. maddesi de dikkate alındığında davacıya bağlanan 108.616,55 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerinin %77,50’si rücuya tabi iken bu tutarın tamamen tenzil edilmesi, davalı şirketin ticaret ünvanının karar ilamı başlığında eksik olarak gösterilmesi de isabetsiz olan diğer hususlardır.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin 14/01/2021 Tarih, 2018/952 Esas, 2021/38 Karar sayılı kararının A.Gerekçe kısmının tamamen silinerek yerine geçmek üzere;
GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355 maddesi; istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırılı olarak yapılır, ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir şeklinde düzenleme içermektedir.
Dairemizce istinaf incelemesi HMK 355 ve HMK 357.maddeleri gereğince istinaf sebepleri ile bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık yönünden yapılmış olup, gerekçeli karar yazımında HMK 359.maddesine 28/07/2020 tarihli 31199 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 38. Maddesi ile eklenen Fıkra dikkate alınmıştır.
Dava, iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda davacının geçici iş göremezlik dönem zararının 1.136,14 TL olarak tespit edildiği, davacının toplam sürekli iş göremezlik dönem zararı olan 274.050,62 TL’nden davacı kusuruna isabet eden kısmın dışlanması için bu tutarın %80’i alınırken matematiksel hata yapılarak 216.840,49 TL sonucuna ulaşıldığı, hesaplanan zarar tutarından davacıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerinin tamamının tenzil edildiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle davacının geçici iş göremezlik dönem zararı 1.136,14 TL olarak tespit edildiği halde bu istemin reddine karar verilmesi hatalı olduğu gibi, davacının toplam sürekli iş göremezlik dönem zararı olan 274.050,62 TL’nin %80’i 219.240,49 TL olarak bulunması gerekirken 216.840,49 TL sonucuna ulaşılması da doğru değildir.
Ayrıca 5510 sayılı yasanın 21/4. maddesi de dikkate alındığında davacıya bağlanan 108.616,55 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerinin %77,50’si rücuya tabi iken bu tutarın tamamen tenzil edilmesi ve sonuç olarak davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararının 135.062,67 TL olarak tespit edilmesi gerekirken 108.221,94 TL olduğu sonucuna varılması da isabetsiz olan diğer bir husustur.
Öte yandan, davacı tarafça meydana gelen olay nedeniyle dava dilekçesiyle 340.000,00 TL manevi tazminat talep edilmiştir. Yapılan yargılama sonunda dosyaya sunulan sağlık kurulu raporunda davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranının % 32,2 olduğu tespit edilmiş ve yerel mahkemece de kabul edilmiştir. Dosyaya sunulan kusur raporunda davalı işverenin toplamda % 80 kusurlu olduğu tespit edilmiş ve yerel mahkemece bu oran kabul edilmiştir.
İş kazasının meydana geldiği 15/10/2015 tarihindeki paranın satın alma gücü, meslekte kazanma gücü kayıp oranı ve davalılara izafe edilen kusur oranı birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar manevi tazminat yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması da söz konusu ise de yerel mahkemece takdir edilen 45.000,00 TL manevi tazminat dairemizce de hakkaniyete uygun görülmemiştir.
Manevi tazminata yönelik dairemizce yapılan değerlendirmede sonuç olarak 90.000,00 TL manevi tazminatın kabulünün dosya kapsamına ve hakkaniyete daha uygun olacağı kabul edilmekle davacı tarafın istinaf talebinin bu yönüyle de kabulüne karar verilerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafın yukarıda açıklanan nedenler dışında kalan diğer istinaf talepleri ile davalıların tüm istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.“ rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, B.Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerinde geçmek üzere,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/4659, K. 2022/9953, 28 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama