İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/7180 K.2022/2734

Dava, tazminat istemine ilişkindir.

Esas2021/7180Karar2022/2734Tarih1 Mart 2022Okuma5 dk · 1.080 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2021/7180 E., 2022/2734 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Mart 2022
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
No
2013/173-2021/38
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.080 kelime·5 dk okuma

Dava, tazminat istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair karar verilmiştir.

Hükmün, davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1- Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).

Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

Öte yandan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HMK'nun 294/3. maddesi gereğince hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur.

Anılan Kanun'un 297/2. maddesine göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Başka bir anlatımla, yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır.

Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, HMK.nun 298/2. maddesi uyarınca tefhim edilen hüküm özetine (kısa karara) uygun olması gerekmektedir. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hâkimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur.

Aksi halde - kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması durumunda - yargılamanın aleniyeti ve kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasa'nın 141. maddesi ile HMK'nun yukarıda değinilen emredici nitelikteki maddelerine aykırı bir durum yaratılmış, kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır.

Nitekim, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10/04/1992 tarih ve 1991/7 E., 1992/4 K. sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir. Mezkur İçtihadı Birleştirme Kararında; çelişkinin varlığı tesbit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu sebeple bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.

Somut olayda Mahkemece verilen 15.07.2010 tarihli bir önceki hükmün (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 11.03.2013 tarih ve 2012/14810 E- 2013/4282 K sayılı ilamıyla “Kurumun davacılar murisi sigortalının kalp krizi ile vefatı olayını iş kazası olarak kabul edilmediği anlaşıldığına göre, Sosyal Güvenlik Kurumu ve hak alanını etkileyeceğinden dolayı işveren Belediye aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için haksahibi davacılara önel vermek, tespit davasının neticesini bu dava için bekletici sorun yapmak,

tespit davası neticesinde olayın iş kazası olduğu kesinleşir ise bu kez davacılara Kuruma müracaat ederek iş kazası sigorta kolundan kendilerine ölüm geliri bağlanması için önel vermek, ayrıca olayın kalp krizi ile ölüm olduğu da gözetilerek aralarında bir kardiyolog'un da bulunduğu iş güvenlik uzmanlarından oluşan heyetten kalp krizinin oluşmasında işyeri koşullarının etkili olup olmadığı davacının kendi bünyesinden kaynaklanan nedenlerin ne kadar etkili olduğu konusunda oluşa uygun kusur raporu almak, Kurumun bağlayacağı gelirlerin ilk peşin sermaye değerini Kurumdan sormak,

bildirilen Kurum tahsislerinin işveren kusuruna isabet eden miktarının hesaplanan tazminatlardan tenzili” noktalarına işaretle bozulmuştur.

Bozmaya uyan mahkemece davacıya verilen önel doğrultusunda Silopi Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2013/390 E- 2015/441 K ile olayın iş kazası olarak tespitine karar verildiği ve kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmakla beraber SGK’dan davacı hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin sorulmadığı gibi, tespit edilecek bu miktarların rücuya kabil kısımlarının da tazminat alacaklarından mahsup edilmediği anlaşılmaktadır.

Öte yandan hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde tüm davacıların tamamı lehine 2.000 TL manevi tazminata hükmedildiği belirtilmekle beraber davacıların her biri için ne miktarda manevi tazminat talep edildiği açıklattırılıp her bir davacı için ayrı ayrı hüküm kurulmamakla beraber, bu hüküm bendi ile çelişecek şekilde, 2 nolu hüküm bendinde davacı Hacı Durmuş, ... ve ...’un açmış oldukları davaların reddine karar verilmesi, aynı zamanda iş mahkemesi sıfatıyla yargılama yürüten mahkemenin bu sıfatı gerek duruşma gerekse de gerekçeli karar başlığında belirtmemiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.

O halde mahkemece yapılacak iş, uyulan bozma kararına uygun şekilde davaya konu iş kazası olayının kesinleşen mahkeme kararıyla SGK tarafından da iş kazası olarak tespit edilmiş olması karşısında, davacılara kesinleşen mahkeme kararı doğrultusunda SGK’ya başvurarak kendilerine gelir bağlatmaları için önel vermek, bağlanacak bu gelirin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 55.maddesi gereğince ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmını usulü kazanılmış hak çerçevesinde hükme esas alınması gereken hesap raporundan tenzil ederek davacıların maddi tazminat alacağı miktarlarını belirlemek;

öte yandan davacılar vekiline her bir müvekkili için ne miktarda manevi tazminat istediğini açıklaması için HMK 31.maddesi kapsamında önel vererek, davacı vekilince yapılacak bu açıklamayı dikkate alarak davacıların her biri hakkında ayrı ayrı manevi tazminata hükmetmek ve bu hususta birbiriyle çelişik olmayacak şekilde hüküm kurmak; maddi tazminat istemlerinin reddine karar verildiği anlaşılan davacılardan Hacı Durmuş, ... ve ... için kurulacak hükümde bu hususu açıkça belirterek, bu davacıların manevi tazminat istemlerini de kapsayacak şekilde redde karar vermemek;

aynı zamanda “İş Mahkemesi” sıfatıyla yargılama yürütüldüğü dikkate alınarak bu hususta ara karar kurulduktan sonra, “İş Mahkemesi” sıfatını gerek duruşma zabıtlarına gerekse de karar başlığında açıkça yazarak belirtmekten ibarettir.

Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yazılı biçimde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile kanunun açık hükmüne aykırı görülen hususlar re’sen dikkate alınarak karar bozulmalı ve bozma sebeplerine göre bu aşamada temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, temyiz harçlarının istem halinde temyiz eden davalıya iadesine 01.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/7180, K. 2022/2734, 1 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/7180
Karar No
2022/2734
Tarih
1 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2021/7181 K.2022/2263
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/7181 K.2022/2130
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/7182 K.2022/2567
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/7182 K.2022/2179
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/7183 K.2022/2568
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2021/7183 K.2022/2262

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.