KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2021/8832 E., 2022/1362 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2022
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi İlk Derece Mahkemesi : ... 2. İş Mahkemesi
Davacı vekili, yurt dışı borçlanma tahakkuk cetvelinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini belirterek, borçlanma talebine uygun olarak borç tahakkukunun tebliğine ,aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 7 Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297’nci maddesinde; “... Taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.
Eldeki dosyada uyuşmazlığın, davacının 18/07/2019 tarihinde Kuruma intikal eden yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti ile 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanma işlemlerinin bu talebe göre değerlendirilmesi ve borçlanma tahakkukunun 18/07/2019 tarihli talep dilekçesi dikkate alınarak sonuçlandırılmasına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davacıya yurt dışı borçlanma evrakının tebliği yönünde infaza elverişli olmayan şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/8832, K. 2022/1362, 7 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama