KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2021/916 E., 2021/12746 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2021
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi
Davacı asil, 26/04/1985-12/01/2015 tarihleri arasında 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-b maddesi uyarınca sigortalı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, şeklinde verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni geciktirici nedenlerle, uyulan bozma kararı kapsamına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı Kurum vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Davanın konusuz kalması halinde mahkemenin, yargılamaya devam ederek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu diğer bir deyişle hangi tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiğini tespit edip, o taraf aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdir etmesi gerekir.
Dava dosyası kapsamından, eldeki davanın 13.03.2018 tarihinde açıldığı, yargılama sırasında davacının 16.11.2018 tarihinde Kuruma başvuruda bulunmakla Kurum tarafından 19.12.2018 tarihinde davacı talebinin kabul edildiği, davacıya 31.10.2002 tarihine kadar Bağ-Kur kapsamında sigortalılık süresi verildiği, bu sürelerin mevzuat gereği Ek-19 kapsamına alındığı, dolayısıyla davanın konusuz kaldığı ortadadır. Somut olayda, Kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmakla, yargılama giderlerinden dolayı aleyhine olacak şekilde davalı Kurumun sorumluluğuna hükmedilmesi ve bu şekilde yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2. maddesi hükmü uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/916, K. 2021/12746, 21 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama